ivedi

listen to the pronunciation of ivedi
Турецкий язык - Английский Язык
urgent
pressing

In 1894 the material question again became pressing. With his little family, the doctor had to move to Grodno. - 1894 yılında maddi sorun tekrar ivedi oldu. Küçük ailesiyle birlikte, doktor Grodno'ya taşınmak zorunda kaldı.

haste
hurry
(Dilbilim) abrupt
hurried
hurry-up
instant
haste, hurry
burning
hustle
hasty
hasty, hurried; urgent, pressing; haste, hurry
hurry up!
posting
crying
exigent
crash
hurryup
ivedi durum planı
(Bilgisayar) emergency plan
ivedi arındırma
(Çevre) immediate decontamination
ivedi bakım
emergency maintenance
ivedi bakım süresi
(Bilgisayar,Teknik) emergency maintenance time
ivedi bırakma
(Dilbilim) abrupt release
ivedi durumlarda
(Hukuk) in a case of emergency, in cases of emergency
ivedi emir
(Ticaret) urgent order
ivedi görev
immediate mission
ivedi haller
(Hukuk) urgent case
ivedi mesaj
(Askeri) urgent message
ivedi mesaj
(Askeri) priority message
acele, ivedi
immediate, urgent
acil,ivedi; birey, bireysel
(Askeri) immediate; individual
İvedi
emergency
Турецкий язык - Турецкий язык
Çabuk davranma zorunluluğu, acele
Çabuk yapılan, ivedili, acil, müstacel
Acele
Acil
Acele, aceleyle
İVEDİ
(Osmanlı Dönemi) Aceleci, savruk. Çabuk
İvedi
acele
ivedi
Избранное