istememek

listen to the pronunciation of istememek
Турецкий язык - Английский Язык
not to want
(neg. form of istemek ) not to want
be unwilling to
{f} reject
jib
grudge
{f} hate
wave aside
be undesirous of
iste
{f} like

You may choose what you like. - İstediğinizi seçebilirsiniz.

I'd like to go to London. - Londra'ya gitmek isterim.

iste
require

I am sorry, but I cannot meet your requirement. - Üzgünüm ama isteğinizi yerine getiremem.

I don't require your understanding. - Anlayışını istemiyorum.

iste
(Bilgisayar) request

A map is available upon request. - İstek üzerine bir harita mevcuttur.

The request became a hot political issue in the presidential campaign. - İstek başkanlık kampanyasında sıcak bir siyasi sorun haline geldi.

iste
(Bilgisayar) pull
istememe
unwillingness
iste
adjure to
iste
adjure to be
iste
call for

Tom heard Mary call for help. - Tom Mary'nin yardım istediğini duydu.

Why didn't Tom call for help? - Tom neden yardım istemedi?

iste
want to

Do you want to come with us? - Bizimle gelmek ister misiniz?

I want to go to London. - Londra'ya gitmek isterim.

iste
crave
iste
covet
iste
{f} willing

He was willing to care for that cat. - O,o kediye bakmak için istekliydi.

My sponsor was willing to agree to my suggestion. - Benim sponsorum benim öneriyi kabul etmek için istekliydi.

iste
{f} craving

I have some cravings. - Benim bazı isteklerim var.

iste
{f} requested

Mary requested a raise from her boss. - Mary patronundan bir zam istedi.

She requested help, but no one came. - Yardım istedi, ama kimse gelmedi.

iste
{f} appealing
iste
{f} required

I would like to but I have a required course tonight. - İsterim ama bu gece gerekli bir kursum var.

Reservations are required. - Rezervasyon isteniyor.

iste
{f} willed
iste
adjure
bilmek istememek
not want to know
bilmek istememek
unwilling to know about
iste
desired

There remains nothing to be desired. - İstenilen bir şey yok.

Your English composition leaves almost nothing to be desired. - Senin ingilizce kompozisyonun neredeyse istenecek bir şey bırakmıyor.

iste
make a request
iste
want to be
artık istememek
have done with
böyle olmasını istememek
not mean to do so
böyle olsun istememek
not mean to do so
böyle yapmak istememek
not mean to do so
canı istememek
have no heart
cevap vermek istememek
beg the question
dinlemek istememek
not want to listen
iste
coveted
iste
want#to
iste
wantto
iste
adjureto
istememe
{i} undesirability
yapmak istememek
jib at doing
örnek olmak istememek
hide one's light under the bushel
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение istememek в Турецкий язык Турецкий язык словарь

iste
(Osmanlı Dönemi) becü
istememek
Избранное