Onun coğrafya bilgisi yetersizdir.
- His knowledge of geography is insufficient.
Yolun genişliği güvenli sürüş için yetersiz.
- The width of the road is insufficient for safe driving.
Onun kelime dağarcığı yetersiz.
- His vocabulary is inadequate.
Okul olanaklarımız yabancı öğrenciler için yetersizdir.
- Our school facilities are inadequate for foreign students.
Cevabınız tamamen yetersiz.
- Your response is wholly insufficient.
Fotoğraf çekmek için yetersiz ışık var.
- There is insufficient light to take pictures.