Onun kovulmasıyla ilgili herhangi bir tebliğ almadık.
- We didn't receive any notification of his having been fired.
Bir ay içinde taşınmamız gerektiğine dair bildirim aldım.
- I received notification that we must move out in one month.
Onun yaklaşan partisi hakkında e-posta bildirimini aldım.
- I received an email notification of his upcoming party.
Bizim hiç tebligatımız yoktu.
- We had no notification.
Onun yaklaşan partisi hakkında e-posta bildirimini aldım.
- I received an email notification of his upcoming party.
Bir ay içinde taşınmamız gerektiğine dair bildirim aldım.
- I received notification that we must move out in one month.
Tom fıkraları anlatmada iyi değildir.
- Tom isn't good at telling jokes.
Onun ve Mary'nin Fuji dağına tırmandıkları zamanı Tom'un bana anlattığını hatırlıyorum.
- I remember Tom telling me about the time he and Mary had climbed Mt. Fuji.
Ne zaman hastalanacağımızı söylemek imkansız.
- There is no telling when we will fall ill.
Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.
- Telling lies is a very bad habit.