incitement

listen to the pronunciation of incitement
Английский Язык - Турецкий язык
kışkırtma
tahrik
teşvik
körükleme/kışkırtma
fit
tahrim
körükleme
fitne
exportation incitement
ihracat teşviği
Английский Язык - Английский Язык
Турецкий язык - Английский Язык

Определение incitement в Турецкий язык Английский Язык словарь

incit
mortify
incit
{f} aggrieved
incit
{f} mortifying
incit
offend

Did I do something to offend you? - Seni incitecek bir şey mi yaptım?

I apologize if I offended you. - Seni incittiysem özür dilerim.

incit
{f} mortified
incit
{f} offended

He apologized for having offended her. - Onu incittiği için özür diledi.

I apologize if I offended you. - Seni incittiysem özür dilerim.

incit
aggrieve
incit
{f} injured

I got my right leg injured. - Sağ bacağımı incittim.

Tom injured himself at work today. - Tom bugün çalışırken kendini incitti.

incit
injure

Tom injured himself at work today. - Tom bugün çalışırken kendini incitti.

She injured herself while dancing. - Dans ederken kendini incitti.

incit
(Biyoloji) hurt

You will hurt yourself if you're not careful. - Eğer dikkatli olmazsan, kendini inciteceksin.

We get closer, trying to understand each other, but just hurt each other and cry. - Birbirimizi anlamaya çalışarak yakınlaşırız fakat sadece birbirimizi incitiriz ve ağlarız.

incitement

    Расстановка переносов

    in·cite·ment

    Турецкое произношение

    însaytmınt

    Произношение

    /ənˈsītmənt/ /ɪnˈsaɪtmənt/

    Этимология

    [ in-'sIt ] (transitive verb.) 15th century. Middle French inciter, from Latin incitare, from in- + citare to put in motion; more at CITE.

    Слово дня

    miscible
Избранное