i̇yice

listen to the pronunciation of i̇yice
Турецкий язык - Турецкий язык
pekçe
sıkı sıkıya
sıkı sıkı
iyice
İyiye yakın. Çok, gereği gibi, nerdeyse tamamen: "Şapkası iyice yana yıkılmıştı."- Ç. Altan
iyice
Çok, gereği gibi, nerdeyse tamamen
iyice
İyiye yakın
Турецкий язык - Английский Язык

Определение i̇yice в Турецкий язык Английский Язык словарь

iyice
quite

It's quite difficult to master Arabic. - Arapçayı iyice öğrenmek oldukça zordur.

iyice
over

We went over the house thoroughly before buying it. - Satın almadan önce evi iyice inceledik.

Give me some time to think it over. - Onu iyice düşünmem için bana biraz zaman ver.

iyice
wide
iyice
widely
iyice
plainly
iyice
well enough

If you can't explain it simply, you don't understand it well enough. - eğer basitçe açıklayamıyorsan, onu iyice anlayamamışsın.

iyice
fairly
iyice
solidly
iyice
sheerly
iyice
completely
iyice
jolly well
iyice
thoroughly, completely, carefully
iyice
fully
iyice
clean

I'll give the room a good cleaning. - Odayı iyice temizleyeceğim.

iyice
complete
iyice
properly

Sometimes you should sometimes make a mistake to be properly understood. - Bazen iyice anlamak için hata yapmalısın.

iyice
thoroughly

Wash the quinces thoroughly. - Ayvaları iyice yıkayın.

Tom was thoroughly depressed. - Tom iyice depresifti.

iyice
fair
iyice
tolerable
iyice
pretty good, rather well, fairly good
iyice
well

Tom is well aware of what is going on at the office. - Tom ofiste olanların iyice farkında.

Wash your hands well. - Ellerinizi iyice yıkayın

iyice
goodish
iyice
tolerably
iyice
proper

Sometimes you should sometimes make a mistake to be properly understood. - Bazen iyice anlamak için hata yapmalısın.

iyice
rather good
iyice
goodish, rather well, fairly good; thoroughly, completely, fully
iyice düşünmek
ponder
iyice düşünüp taşınmak
consider
(iyice) düşünmek
reflect
iyice anlamak
penetrate
iyice benzetmek
clobber
iyice bilmek
understand
iyice doldurmak
saturate
iyice düşmek
bottom out
iyice düşünmek
cogitate
iyice düşünmek
pore on
iyice düşünmek
think over
iyice düşünmek
think something over
iyice emdirmek
engrain
iyice eskimiş
well-worn
iyice eskimiş
well worn
iyice gerilmiş
tight
iyice gerilmiş (ip/tel vb)
taut
iyice görülmeyen
indistinct
iyice incelemek
scan
iyice incelemek
scrutinise
iyice kavramak
penetrate
iyice kurutmak
dry up
iyice tatbik etmek
register
iyice yerleşmek
take root
iyice yerleştirmek
embed
iyice ıslatmak
impregnate
iyice ıslatmak
drench
sütünü iyice sağmak
strip
iyice yerleşmek
to well-established
iyiden iyiye, iyice
from good to better, well
iyice anlaşılmış
well established
iyice araştıran
scrutiniser
iyice araştıran
scrutinizer
iyice açılmış
spread
iyice ağlamak
have a good weep
iyice bakmak
get an eyeful of
iyice biliyorum ki
to my certain knowing
iyice bilmek
to be sure, be certain (about)
iyice cilalamak
polish up
iyice düşündükten sonra
on second thoughts
iyice düşünmek
to think sth over, to cogitate
iyice düşünmek
worry out
iyice düşünmek
pore
iyice düşünülmüş
advised
iyice düşünülmüş
well-advised
iyice düşünüp
advisedly
iyice gözden geçirmek
get an eyeful of
iyice inceleme
scrutinising
iyice inceleme
scrutinizing
iyice incelemek
get to the bottom of
iyice incelenmiş
scrutinised
iyice inceleyen
scrutiniser
iyice inceleyen
scrutinizer
iyice izah etmek
dot the I's
iyice karıştırmak
homogenize
iyice parlatmak
polish up
iyice tahmin edilen
well-predicted
iyice temizlemek
clean down
iyice vakıf olmak
have a good grasp of
iyice yerleşmiş
firmly established
iyice yerleştirilmiş
imbedded
iyice çalkalamak
give someting a good rinse
iyice ıslatmak
wet through
kendini iyice dağıtmış
frayed at the edges
kendini iyice vermek
to concentrate (on)
i̇yice
Избранное