Son treni yakalamak için acele etmek zorundasın.
- You have to hurry up so you'd catch the last train.
Nasıl olsa acele etmek iyi bir fikir olacak.
- Anyhow it will be a good idea to hurry up.
Acele et, yoksa son treni kaçıracaksın.
- Hurry up, or you will be late for the last train.
Acele et, yoksa treni kaçıracaksın.
- Hurry up or you'll miss the train.
Tom, çabuk ol. Geliyorum!
- Tom, hurry up. I'm coming!
Çabuk ol! Konser başlıyor.
- Hurry up! The concert is starting.
Haydi! Geç kalacağız.
- Come on! We'll be late.
Haydi, Joe. Sadece bir bardak bira zarar vermez.
- Come on, Joe. Just a glass of beer won't hurt.
İçeri gelin. Başlamak üzereyiz.
- Come on in. We're just about to get started.
Saat yedide orada olmalıyız, bu nedenle çabuk ol.
- We must be there at seven, so hurry up.
Çabuk ol! Konser başlıyor.
- Hurry up! The concert is starting.
Come on! We're going to be late.
- Hurry up! If you don't, we'll be late.