havla

listen to the pronunciation of havla
Турецкий язык - Английский Язык
barking
make barking sounds
{f} yap
{f} bark

A barking dog doesn't bite. - Havlayan köpek ısırmaz.

His bark is worse than his bite. - Havlayan köpek ısırmaz.

made barking sounds
yap away
yelp
yip
havlamak
bark

This dog is trained to bark at strangers. - Bu köpek yabancılara havlamak için eğitiliyor.

This dog is conditioned to bark at strangers. - Bu köpek yabancılara havlamak için eğitilir.

havlamak
yelp
havlamak
howl
havlamak
yap
havlamak
woof
havlamak
bay
hav
fluff
hav
floss
hav
pile
havlamak
to bark, to bay, to woof
havlamak
to bark, woof, or bay
havlamak
give mouth
hav
{i} nap
hav
fuzz
hav
{i} down

The good weather sent the price of vegetables down. - İyi hava sebzelerin fiyatını düşürdü.

It grew cold as the sun went down. - Güneş battığında hava soğudu.

hav
nap, pile, down, fuzz
hav
nap, pile (of cloth)
havlamak
yawp
havlamak
yip
Английский Язык - Английский Язык

Определение havla в Английский Язык Английский Язык словарь

HAV
hepatitis A virus
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение havla в Турецкий язык Турецкий язык словарь

HAVLA'
(Osmanlı Dönemi) Gözü şaşı olan kadın. Müz: Ahvel
havlamak
Köpek bağırmak, ürümek: "Ardından yüz köpek havlamayan kurt, kurt değildir."- Atasözü
HAV
(Osmanlı Dönemi) Çuha ve buna benzer kumaşların ters yüzlerinde bulunan tüy
HAV
(Osmanlı Dönemi) Şeftâli gibi bazı meyvelerin üzerlerinde bulunan ince tüy
Havlamak
ürümek
hav
Yere serili halı, kilim vb. yaygıların üzerinde oluşan, uçuşabilen toz kümecikleri
hav
Keçenin pişirilmesi sırasında ortaya çıkan değersiz yün parçaları
hav
Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy
hav
Kumaş yüzeyindeki tüycükler ve bunların uçuntuları
hav
Kadife, çuha, yün gibi kumaşların yüzeyindeki ince tüy
hav
Kadifenin ince tüyü,kumaş tüyü
havlamak
Bağırmak, ürümek
havla
Избранное