hareket ettirmek

listen to the pronunciation of hareket ettirmek
Турецкий язык - Английский Язык
wag
motivate
stir
budge
to move
drive
crank up
wiggle
start up
manipulate
motion
move
{f} exercise
hareket et
{f} move

You'll have to get a move on if you want to catch the train. - Eğer trene yetişmek istiyorsan derhal hareket etmelisin.

Nothing's wrong with the engine, but my car won't move. - Motorda sorun yok, fakat arabam hareket etmiyor.

yavaş yavaş hareket ettirmek
inch
elle hareket ettirmek
manipulate
hareket etmek / ettirmek
move
hareket ettirme
moving

Moving a huge boulder is going to be very hard. - Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.

In order to keep our feet warm we had to shift from one foot to another and keep moving. - Ayaklarımızı sıcak tutmak için ayaklarımızı yer değiştirmek ve hareket ettirmeye devam etmek zorunda kaldık.

hareket ettirme
manipulation
hareket et
make move
hareket et
{f} act

The people who live in Japan must act according to the Japanese country constitution. - Japonya'da yaşayan insanlar Japon ülkesi anayasasına göre hareket etmelidir.

All human beings are born free and equal in dignity and rights. They are endowed with reason and conscience and should act towards one another in a spirit of brotherhood. - Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.

hareket et
made a motion
hareket et
make a motion
hareket et
made move
hareket et
locomote
yukarı doğru hareket ettirmek
move up
hareket et
sashay
hareket ettirme
motivation
her iki yöne hareket ettirmek
traverse
Турецкий язык - Турецкий язык
(Osmanlı Dönemi) TİLTAL
(Osmanlı Dönemi) KILKAL
(Osmanlı Dönemi) TELTELE
hareket ettirmek
Избранное