hakverenglish | adronato

listen to the pronunciation of hakverenglish | adronato
Английский Язык - Турецкий язык

Определение hakverenglish | adronato в Английский Язык Турецкий язык словарь

closed
kapalı

Otel kış boyunca kapalı kalır. - The hotel remains closed during the winter.

Gözlerin kapalı yürüyebiliyor musun? - Can you walk with your eyes closed?

locked
{s} kilitli

Tom kilitli olduğundan emin olmak için kapısını iki kez kontrol etti. - Tom double-checked his door to make sure it was locked.

Evdeki her kapı kilitlidir. - Every door in the house is locked.

closed
kapanmak
closed
basına kapalı
closed
örtük
closed
yumuk
closed
(Bilgisayar) kapatıldı

Uzun bir tartışmadan sonra kömür madenleri kapatıldı ve kalan madenciler işten çıkarıldılar. - After a long dispute the coal mines closed and the remaining miners were paid off.

Tema parkı geçen ay kapatıldı. - The theme park was closed down last month.

closed
yumulu
locked
kilitlenmiş
closed
{f} kapat

Önümüzdeki hafta fabrika muhtemelen kapatılacak. - Possibly the factory will be closed down next week.

Onlar beşte dükkânı kapattı. - They closed the shop at five.

locked
{f} kilitle

Tom arabasındaki anahtarları kilitledi. - Tom locked his keys in his car.

Tom dairesine girdikten sonra kapıyı kilitledi. - Tom locked the door after he entered his apartment.

closed
{s} kapanmış

Kapının kapanmış olması gerek. - The gate needs to be closed.

Konuyu kapanmış olarak kabul ediyorum. - I consider the matter closed.

closed
{s} kapatılmış

Havaalanı çevresindeki hava sahası geçici olarak kapatılmıştı. - The airspace around the airport was closed temporarily.

Kapılar kapatılmıştı. - The doors were closed.

locked
{s} birbirine geçmiş
locked
{s} sıkışmış
locked
{s} kenetlenmiş
Английский Язык - Английский Язык
closed
locked