gurur duymak

listen to the pronunciation of gurur duymak
Турецкий язык - Английский Язык
proud of

Keiko is proud of her family. - Keiko ailesiyle gurur duymaktadır.

Tom is proud of Mary. - Tom Mary ile gurur duymaktadır.

(Konuşma Dili) hold one's head up
to be proud of

He's every reason to be proud of his son. - Oğluyla gurur duymak için her türlü nedeni var.

plume on
pride

He takes pride in his work. - O işinden gurur duymaktadır.

be proud

He's every reason to be proud of his son. - Oğluyla gurur duymak için her türlü nedeni var.

pride oneself on
swell
take pride in
be proud of

He's every reason to be proud of his son. - Oğluyla gurur duymak için her türlü nedeni var.

to be proud of, to take pride (in)
pride oneself
take a pride in
1. to feel proud of, take pride in. 2. to feel honored
glory
be elated
glad about
gurur duy
be proud
gurur duy
be proud of

I want you to be proud of me. - Ben bana gurur duyulmasını istiyorum.

Tom must be proud of himself. - Tom kendisiyle gurur duymalı.

gurur duy
plume on
gurur duy
{f} pride

She prides herself on her skill in cooking. - Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.

We took pride in our strength. - Gücümüzle gurur duyduk.

gurur duy
plumeon
yapmaktan gurur duymak
be proud to do
gurur duymak
Избранное