good sense

listen to the pronunciation of good sense
Английский Язык - Турецкий язык
aklı selim
iyi duyu
aklıselim
akıllılık
sağduyu
common sense
sağduyu

Eğitim yaptığın okulda yazı yazmanın yanı sıra sağduyuyu öğretmediler mi? - Didn't they teach you common sense as well as typing at the school where you studied?

Tom Mary'nin ondan yapmasını istediğini yapmak için oldukça çok fazla sağduyuya sahiptir. - Tom has way too much common sense to do what Mary's asking him to do.

good sense of humour
iyi bir mizah anlayışı var
good sense of humour
iyi bir espri anlayışı
common sense
hasse-i selime
common sense
akıl fikir
plain good sense
sağduyu
That player´s got a good sense of timing
O oyuncu iyi zamanlama yapıyor
have a good sense of humour
İyi bir mizah anlayışına sahip olmak
common sense
{i} aklıselim

İnşallah aklıselim hakim olur. - Let's hope that common sense prevails.

Английский Язык - Английский Язык
common sense
sound practical judgment; "I can't see the sense in doing it now"; "he hasn't got the sense God gave little green apples"; "fortunately she had the good sense to run away"
the quality someone has when they are able to make sensible decisions about what to do
good business sense
good understanding and judgment in financial and other enterprises
good sense

    Турецкое произношение

    gîd sens

    Произношение

    /gəd ˈsens/ /ɡɪd ˈsɛns/

    Этимология

    [ 'gud ] (adjective.) before 12th century. Middle English, from Old English gOd; akin to Old High German guot good, Sanskrit gadhya what one clings to.

    Слово дня

    encomium
Избранное