gedrückt

listen to the pronunciation of gedrückt
Немецкий Язык - Турецкий язык
bezgin, neşesiz¡
bastı
basınçlı
basılı
Английский Язык - Турецкий язык

Определение gedrückt в Английский Язык Турецкий язык словарь

depressed
morali bozuk

Tom eve morali bozuk gitti. - Tom went home depressed.

Tom'un son zamanlarda Morali bozuk. - Tom has been depressed lately.

depressed
{s} bunalımlı

Tom bunalımlı görünüyordu. - Tom looked depressed.

Tom bunalımlı görünüyordu. - Tom seemed to be depressed.

depressed
sanayisi gelişmemiş
depressed
üzülmüş
depressed
keyifsiz

Kendimi biraz keyifsiz hissediyorum. - I feel a bit depressed.

depressed
{f} üz

Bu felsefe kitabını okumak beni üzüyor. - Reading this philosophy book is making me depressed.

Tom depresif ve üzgün. - Tom is depressed and upset.

actuated
harekete geçir(mek)
depressed
Depresyona girmiş, bunalımlı

I feel depressed.

actuated
(Nükleer Bilimler) uyarılan
actuated
harekete geçir
depressed
canı sıkılmış
depressed
{s} değeri düşürülmüş
depressed
{s} çökmüş

Çökmüş ekonomi iyileşme belirtileri gösterdi. - The depressed economy showed signs of improving.

depressed
(sıfat) kederli, karamsar, bastırılmış, bunalımlı, düşürülmüş, darboğazda olan, durgun, çökmüş
depressed
x üz/indir/bastır
depressed
(Biyoloji) deprese
depressed
{s} kederli