It's a bit strange to me.
- O bana biraz garip geldi.
They made a strange discovery.
- Garip bir keşif yaptılar.
The man's behavior was very odd.
- Adamın davranışı çok garipti.
She must have sensed something odd.
- Garip bir şey hissetmiş olmalı.
I feel a little awkward.
- Biraz garip hissediyorum.
Socially awkward people tend to develop insecurities.
- Sosyal garip insanlar güvensizlikleri geliştirmek eğilimindedir.
You're such a weirdo.
- Sen bir garip tipsin.
For a professional, he gave a poor account of himself in today's game.
- Bir profesyonele göre, bugünkü oyunda kendisiyle ilgili garip bir açıklama yaptı.
Tom is behaving strangely.
- Tom garip biçimde davranıyor.
I felt strangely calm.
- Garip biçimde sakin hissettim.
Don't you think that's funny?
- Bunun garip olduğunu düşünmüyor musun?
They looked at me funny.
- Onlar bana garip baktılar.
Your freaking grandfather nearly ran me over!
- Senin garip büyükbaban neredeyse beni ezecekti!
The olm is my favourite animal, due to its grotesque appearance.
- Olm garip görünümü nedeniyle benim en sevdiğim hayvan.
Tom has been behaving oddly.
- Tom garip bir biçimde davranıyor.
There's something oddly familiar about Tom.
- Tom hakkında garip bir biçimde tanıdık bir şey var.