garantisiz

listen to the pronunciation of garantisiz
Турецкий язык - Английский Язык
non guaranted
garanti
guarantee

There's no guarantee that the stock will go up. - Hisse senedinin yükseleceğinin bir garantisi yok.

Freedom of thought is guaranteed by the constitution. - Düşünce özgürlüğü anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.

garanti
warrant

Mary's washing machine broke down a week after the warranty had run out. - Mary'nin çamaşır makinesi, garantinin bitmesinden bir hafta sonra bozuldu.

This car has a good warranty. - Bu arabanın iyi bir garantisi var.

garanti
guaranty
garantisiz satış
nonwarranty
garanti
surety
garanti
(Ticaret) aval
garanti
(Ticaret) hedging
garanti
warrantee
garanti
assurance
garanti
(Ticaret) stipulation
garanti
undertaking
garanti
warranty

The warranty for my TV is expired. - Televizyonumun garanti süresi bitti.

Mary's washing machine broke down a week after the warranty had run out. - Mary'nin çamaşır makinesi, garantinin bitmesinden bir hafta sonra bozuldu.

garanti
safe guard
garanti
cinch
garanti
bound to
garanti
guaranteed

The manufacturer guaranteed the new machine for 5 years. - Üretici yeni makineye 5 yıl garanti verdi.

Safety is not guaranteed. - Güvenlik garanti edilmez.

garanti
be guaranteed
garanti
guarantees

The fishmonger guarantees the origin and freshness of his products. - Balıkçı ürünlerinin menşeini ve tazeliğini garanti eder.

There are no guarantees. - Hiçbir garanti yoktur.

garanti
guarantied
garanti
(Konuşma Dili) sure, certain; certainly, without doubt
garanti
(Hukuk) guarantee, warranty
garanti
in the bag
garanti
guaranty, guarantee
garanti
guaranty, guarantee, warranty, surety
Турецкий язык - Турецкий язык
Garantisi olmayan, güvencesiz
garanti
Kesinlikle, kesin olarak, ne olursa olsun
garanti
Güvence, inanca, teminat
garanti
Güvence, inanca, teminat: "Hatice'nin garantisi altında işini yürütmekten başka bir şeye bakmıyordu."- T. Buğra