I was told my tear duct was blocked.
- Bana gözyaşı kanalımın tıkandığı söylenildi.
A tear ran down her cheek.
- Bir gözyaşı onun yanağından aşağıya süzüldü.
Without music, the world is a valley of tears.
- Müziksiz dünya, gözyaşı vadisidir.
She shed tears while listening to the story.
- Hikayeyi dinlerken gözyaşı döktü.