gözeten

listen to the pronunciation of gözeten
Турецкий язык - Английский Язык
with respect
gözet
look after
gözet
look out

I have an obligation to look out for Tom's interests. - Tom'un çıkarlarını gözetmek zorundayım.

ayrıcalık gözeten
cliquish
cinsiyet farkı gözeten
sexist
cinsiyet farkı gözeten kimse
sexist
fark gözeten
discriminative
fark gözeten
respectful
fark gözeten
discriminatory
fark gözeten
discriminating
kamu yararını gözeten politika
public policy
sınıf farkı gözeten
class conscious
gözeten
Избранное