The bakery is around the corner.
- Fırın köşenin civarında.
The bakery is on Pino Street.
- Fırın Pino caddesindedir.
A serviceman inspected our furnace.
- Bir servis elemanı bizim fırını denetledi.
The heat of the furnace warmed the whole house.
- Fırının ısısı bütün evi ısıttı.
You'll burn your hands if you don't use a potholder or oven mitts!
- Tutacak ya da fırın eldivenleri kullanmazsan ellerini yakarsın!
This smell might come from the oven!
- Bu koku fırından gelebilir!
I like roast chicken.
- Fırında kızartılmış tavuğu severim.
Roast chicken is one of my favorite dishes.
- Fırında kızartılmış tavuk, benim en sevdiğim yemeklerden biridir.
Have you ever thought about baking your potatoes instead of frying them?
- Sen hiç onları kızartma yerine patateslerini fırında pişirmeyi düşündün mü?
Tom became interested in baking when he was very young.
- Tom çok gençken fırında pişirmekle ilgilenmeye başladı.
What did you have for dinner? Grilled shrimp and baked zucchini with garlic sauce over rice noodles.
- Akşam yemeğinde ne yedin? Izgara karides ve pirinç erişte üzerinde sarımsak soslu fırında pişmiş kabak.
The young lady in the baker's shop is beautiful.
- Fırıncı dükkanındaki genç bayan güzeldir.
Run and get some bread from the baker's!
- Koş ve fırından bir ekmek al.
This factory manufactures electric stoves.
- Bu fabrikalar elektrikli fırın üretir.