eisenwaren

listen to the pronunciation of eisenwaren
Немецкий Язык - Турецкий язык
donanım
{'ayzınva: rın} (ç.) hırdavat
demir ürünleri; demir hırdavat
'ayzınva: rın (ç.) hırdavat
hırdavat
demir hırdavat
Английский Язык - Турецкий язык

Определение eisenwaren в Английский Язык Турецкий язык словарь

hardware
{i} donanım

O donanımla ilgilenir. - He deals in hardware.

Gerekli donanımın listesi burada mevcut. - A list of required hardware is available here.

hardware
(Askeri) DONANIM, MADENİ AKSAM (HV.): Bir eşyanın kabiliyet ve iş görme nitelikleri dışında kalan teçhizat, aletler, takımlar, setler, tesviyeler, makinalar, tali makinalar, parçalar ve kısımları. Çok defa, bir cihaz veya ana parçanın proje veya planlama safhasından mamul bir madde olarak donanım safhasına geçişinde olduğu gibi, gelişme safhasıyla ilgili olarak kullanılır
hardware
(İnşaat) malzeme, donanım
hardware
{i} teçhizat
hardware
{i} hırdavatçı dükkânı

Tom biraz çivi almak için hırdavatçı dükkanına gitti. - Tom went to the hardware store to buy some nails.

Hırdavatçı dükkanı parkın yanındadır. - The hardware store is near the park.

hardware
demir hırdavat
hardware
(Ticaret) nalburiye
hardware
(Askeri,Teknik) madeni aksam
hardware
(bilgisayar) donanım
hardware
madeni eşya
hardware
kompütör aksamı
hardware
{i} hırdavat

Hırdavat dükkanı hâlâ eskiden olduğu yerde. - The hardware store is still where it used to be.

Hırdavatçıda bir merdiven satın alıyorum. - I am buying a ladder in the hardware store.

hardware
donanım/hırdavat
hardware
{i} silah
hardware
{i} nalbur

Tom bir çekiç daha ve bir miktar çivi almak için nalbura gitti. - Tom went to the hardware store to buy another hammer and some nails.

Немецкий Язык - Английский Язык
hardware
ironware
ironmongery