Ken ile gidiyorum. O, serin, nazik ve akıllı. Dahası, o bekar!
- I'm going with Ken. He is cool, gentle and smart. What's more, he is single!
Tom ve Mary her ikisi de hâlâ bekar.
- Tom and Mary are both still single.
New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık.
- We rented an apartment when we lived in New York.
Ben bir daire aramakla meşgulüm.
- I'm busy looking for an apartment.
Japonya'da neredeyse tüm yollar tek şerittir.
- In Japan almost all roads are single lane.
Benim tek bir düşmanım yok.
- I don't have a single enemy.
New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık.
- We rented an apartment when we lived in New York.
Ne oldu? Tüm apartman dairesinde su var.
- What happened? There's water in the whole apartment.
Benim tek bir düşmanım yok.
- I don't have a single enemy.
Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı?
- Did God really create the earth in a single day?
Dört odalı daire kiraladı.
- She rented a four-room apartment.
Yaşlı adam üç odalı bir apartmanda yaşıyordu.
- The old man lived in the three-room apartment.
Bir apartman dairesinde yaşıyorum.
- I live in an apartment.
New York'ta yaşarken bir apartman dairesi kiraladık.
- We rented an apartment when we lived in New York.
Tek bir kelime bile etmeden ayrıldı.
- She left without saying even a single word.
Tanrı, dünyayı gerçekten tek bir günde mi yarattı?
- Did God really create the earth in a single day?