Paskalya Adası'na on günlük bir seyahate gittim.
- I went on a ten-day trip to Easter Island.
Paskalya Törenini izlemekten keyif aldım.
- I enjoyed watching the Easter Parade.
Karanlık olmaya başladığında, ben adımlarımı hızlandırdım.
- When it started to get dark, I quickened my pace.
O büyük bir hızla yürüdü.
- He walked at a quick pace.
Benim bir kalp pilim var.
- I've got a pacemaker.
Lütfen çok hızlı yürüme. Sana ayak uyduramıyorum.
- Please don't walk so fast. I can't keep pace with you.
Tom işleri kendi hızınızda yapar.
- Tom does things at his own pace.
After two dayes folowed ester, and the dayes of swete breed.
... Bunnies for Easter. ...