dayağı

listen to the pronunciation of dayağı
Турецкий язык - Английский Язык

Определение dayağı в Турецкий язык Английский Язык словарь

dayak
whacking
dayak
beating

Tom received a brutal beating from his father. - Tom babasından acımasız bir dayak yedi.

Tom took a beating last week. - Tom geçen hafta dayak yemiş.

dayağı hak etmek
to deserve a whacking
dayak
{i} sock
dayak
{i} dusting
dayak
{i} whipping
dayak
sulking
dayak
wipe
dayak
stay
dayak
(Kanun) battery
dayak
stake
dayak
beat

Tom beat Mary to death. - Tom Mary'ye ölümüne dayak attı.

Tom was the one who got beaten up. - Dayak yiyen kişi Tom'du.

kitap dayağı
bookend
dayak
fustigation
dayak
sprag
dayak
holdfast
dayak
drubbing
dayak
chastisement
dayak
{i} spanking
dayak
{i} spank

I spank my kids when needed. - Gerektiğinde çocuklarıma dayak atarım.

dayak
whacking çok
dayak
birching
dayak
caning
dayak
whaling
dayak
thrashing
dayak
corporal punishment
dayak
licking
dayak
beating, thrashing, whacking, hiding, going-over; prop, support, stay
dayak
trimming
dayak
prop
dayak
basting
dayak
rod
dayak
wallop
dayak
the works
dayak
hiding
dayak
flogging
dayak
prop, support
dayak
bashing
dayak
lacing
dayak
(a) beating; (a) thrashing; (a) whipping (as a corporal punishment)
dayak
dressing down
dayak
tanning
dayak
stanchion
dayak
corporal
dayak
dressingdown
dayak
plug
dayak
bastinado
duvar dayağı a pole used
to prop up a wall
koca dayağı
husband violence
koca dayağı
wife beating
koca dayağı
husband-to-wife violence
meydan dayağı
public beating
meydan dayağı a
public beating (given as an official punishment)
meydan dayağı çekmek
to give (an offender) a beating
pencere dayağı
(İnşaat) casement stay
sürgü dayağı
slide rest
sıra dayağı beating given
to each person in a group in turn
sıra dayağı yemek
run the gauntlet
sıra dayağı yemek
to run the gauntlet
takım dayağı
tool post
Английский Язык - Английский Язык

Определение dayağı в Английский Язык Английский Язык словарь

Dayak
Any member of a non-Muslim indigenous people of the southern and western interior of the island of Borneo. Dayak is a generic term that has no precise ethnic or tribal significance but distinguishes the indigenous people from the largely Malay population of the coastal areas. Most Dayaks are riverine people who live in small longhouse communities. Children live with their parents until marriage, and boys, who usually seek brides outside their own village, go to live in their wife's community. Their subsistence economies rest on the shifting cultivation of hill rice, supplemented by fishing and hunting. They number more than two million
Dayak
{i} language of the Dayak people
Dayak
{i} native person of Borneo (island in the Malay Archipelago)
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение dayağı в Турецкий язык Турецкий язык словарь

MEYDAN DAYAĞI
(Osmanlı Dönemi) Eskiden askeri mekteblerle kışlalarda tatbik edilen cezalardan biridir. Meydanda tatbik edildiği için bu adı almıştır. Arkadaşını yaralamak, hoca ve zâbitine hakarette bulunmak gibi büyük kabahatlerden dolayı verilen bu dayak cezası, saf saf dizilen bütün talebelerin; asker ise kışladaki askerlerin huzurunda atılırdı. Cezaya çarpılacak talebe yahut asker, meydana getirilerek cezayı icab ettiren kabahatle meydan dayağının tatbiki için verilen karar okunduktan sonra serilen bir battaniye üzerine yüzükoyun ya
dayak
Dövme işi, patak, kötek
dayak
Bir şeyin yıkılmaması için dayatılan ağaç, destek, payanda
dayak
Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü
dayak
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, patak, kötek
dayak
Bir şeyin yıkılmaması için dayatılan ağaç, destek, payanda: "Gelin ayağından, çoban dayağından belli olur."- Atasözü
dayak
Kağnı arabasında okun altına dayanarak sabit ve dengede durmasını sağlayan parça
duvar dayağı
Yıkılmaması için duvara eğik olarak konulan destek ağaç
meydan dayağı
Ceza olarak açıkta ve kalabalık içinde suçlulara atılan dayak
sıra dayağı
Ayrım gözetmeksizin sıradan başlayarak kişileri tek tek dövmek
dayağı
Избранное