düşürücü

listen to the pronunciation of düşürücü
Турецкий язык - Английский Язык
(Ticaret) depressing
küçük düşürücü
humiliating

You can't imagine how humiliating this is. - Bunun ne kadar küçük düşürücü olduğunu hayal bile edemezsin.

The war ended with a humiliating defeat for Britain. - Savaş İngiltere için küçük düşürücü bir yenilgi ile sona erdi.

küçük düşürücü
insulting

Slanderous, defamatory, obscene, indecent, lewd, pornographic, violent, abusive, insulting, threatening and harassing comments are not tolerated. - İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.

küçük düşürücü eleştirme
diatribe
düşür
(Bilgisayar) drop

Galileo dropped two iron balls from the top of the tower. - Galileo kulenin tepesinden iki demir top düşürdü.

Jim dropped his pen and bent to pick it up. - Jim kalemini düşürdü ve onu almak için eğildi.

kolesterol düşürücü
(Tıp) cholesterol lowering
küçük düşürücü kimse
detractor
sıklık düşürücü
(Bilgisayar) downconverter
düşür
send down
düşür
bring down

We must try to bring down costs. - Maliyetleri düşürmeye çalışmalıyız.

düşür
sent down
düşür
plunk down
düşür
brought down

The demand was brought down by increases in imports. - İthalattaki artışla talep aşağı düşürüldü.

The good harvest brought down the price of rice. - İyi hasat pirinç fiyatını düşürdü.

düşür
downgrade
düşür
{f} lower

The government lowered taxes for lower-income families. - Hükümet düşük gelirli aileler için vergileri düşürdü.

Our negotiations to lower export taxes suffered a big setback. - İhracaat vergilerini düşürme müzakerelerimiz büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı..

düşür
let fall
düşür
bring#down
ateş düşürücü
pyretic
ateş düşürücü
antifebrile
ateş düşürücü
antipyretic

I wish to buy an antipyretic. - Ben bir ateş düşürücü almak istiyorum.

ateş düşürücü ilaç
febrifuge

I will prescribe a febrifuge to you. - Size bir ateş düşürücü ilaç yazacağım.

ateş düşürücü ilaç
antifebrile
ateş düşürücü ilaç
antipyretic
basınç düşürücü
pressure reducer
değer düşürücü
depreciatory
düşür
bringdown
düşür
unhorse
düşür
plunkdown
düşür
broughtdown
düşür
senddown
düşür
sentdown
düşür
abort
gerilim düşürücü
voltage divider
gerilim düşürücü transformatör
step down transformer
hayrete düşürücü
amazing
kasıtlı küçük düşürücü iftira
character assassination
küçük düşürücü
infra dig
küçük düşürücü
debased
küçük düşürücü
denunciatory
küçük düşürücü
discreditable
küçük düşürücü
insolent
küçük düşürücü şey
detractor
solucan düşürücü
vermifuge, anthelmintic
tansiyon düşürücü
1. depressor (a drug). 2. (drug) that lowers the blood pressure
tansiyon düşürücü
(Tıp) chlorothiazide
şeker düşürücü
1. hypoglycemic (agent, disease). 2. hypoglycemic agent
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение düşürücü в Турецкий язык Турецкий язык словарь

solucan düşürücü
Bağırsak kurtlarını öldürmeye veya organizmadan dışarı atmaya yarayan ilâç
tansiyon düşürücü
Atardamar basıncını düşüren (ilâç)
düşürücü
Избранное