dönüştürmek

listen to the pronunciation of dönüştürmek
Турецкий язык - Английский Язык
transform

This discovery has the potential to transform the field. - Bu keşif alanı dönüştürmek için potansiyele sahiptir.

convert

I would like to convert a thousand kronor to dollars. - Bin kronu dolara dönüştürmek istiyorum.

turn to
to cause a mutation (in)
to transform (something) into (something else)
transmute
(özel işlemle) process into
reduce
resolve
to change/turn (into), to convert (to); to transform (into)
translate
transubstantiate
turn

The alchemists wanted to turn lead into gold. - Simyacılar kurşunu altına dönüştürmek istediler.

coke
turn into
convert , transform
convert to
transform into
change
to convert
dönüş
rotation
dönüş
comeback

The player made a splendid comeback. - Oyuncu muhteşem bir dönüş yaptı.

dönüştürme
conversion

Do you know the conversion rate between dollars and euros? - Dolar ve euro arasındaki dönüştürme oranını biliyor musun?

dönüştürme
{i} transformation
dönüş
turn

Tom often forgets to use his turn signal. - Tom çoğunlukla dönüş sinyalini kullanmayı unutur.

Late in March 1841, his cold turned into pneumonia. - Mart 1841 sonlarına doğru onun soğuk algınlığı pnömoniye dönüştü.

dönüş
return

It takes eight hours to fly from Zurich to Boston, but only six for the return trip. - Zürih'ten Boston'a uçmak sekiz saat sürer, ancak dönüş için sadece altı.

There is no returning to our younger days. - Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur.

dönüş
{i} spin
dönüş
{i} swing
dönüş
(Bilgisayar) returning

There is no returning on the road of life. - Yaşam yolunda dönüş yoktur.

There is no returning to our younger days. - Daha genç günlerimize geri dönüş yoktur.

dönüş
curve
dönüş
(Bilgisayar) escape
dönüş
(Dilbilim) reflex

The lesson on reflexive verbs is always difficult for the students. - Dönüşlü fiiller dersi öğrenciler için her zaman zordur.

dönüş
(Askeri) traverse
dönüştürme
(Kimya) transform

This discovery has the potential to transform the field. - Bu keşif alanı dönüştürmek için potansiyele sahiptir.

Repetition does not transform a lie into a truth. - Tekrarlama bir yalanı gerçeğe dönüştürmez.

dönüştürme
(Bilgisayar) convert

My parents tried to convert me to their way of thinking. - Ailem beni onların düşünme biçimine dönüştürmeye çalıştı.

I would like to convert a thousand kronor to dollars. - Bin kronu dolara dönüştürmek istiyorum.

dönüş
{i} rotating
dönüş
gyration
dönüş
regress
dönüş
gyre
dönüş
convert into
dönüş
cycle
Dönüş
agerayis
dönüş
by turn
dönüştürme
convertion
dönüştürme
convert for
aside dönüştürmek
acidify
dönüş
{i} rev

Layla's love turned to revenge. - Leyla'nın sevgisi intikama dönüştü.

dönüş
{i} regression
dönüş
twirl
dönüş
sports pivoting turn
dönüş
turning

Nicolas Flamel dreamed of turning lead into gold. - Nicolas Flamel kurşunu altına dönüştürmeyi hayal etti.

That country is turning into a society with high education. - O ülke yüksek öğrenim görmüş bir topluma dönüşüyor.

dönüş
turning, rotation, turn; return, comeback
dönüş
way back

I had trouble finding my way back to my hotel last night. - Dün gece otele dönüş yolumu bulmada sıkıntı yaşadım.

I'm on my way back home. - Ben eve dönüş için yolumdayım.

dönüş
facing
dönüş
descent
dönüş
return journey
dönüş
swerve
dönüş
turning, rotation, revolution
dönüş
turnabout
dönüştürme
switch
dönüştürme
transmutation
dönüştürme
reduction
dönüştürme
transformation; conversion
düz ünlüye dönüştürmek
unround
elektriğe dönüştürmek
electrify
emilsiyon haline dönüştürmek
emulsify
etere dönüştürmek
etherize
etere dönüştürmek
etherealize
karakter dönüştürmek
to transliterate
kitap vb'ne dönüştürmek
write something up
ülsere dönüştürmek
ulcerate
ülsere dönüştürmek
to ulcerate
Турецкий язык - Турецкий язык
Dönüşmesini sağlamak, tahvil etmek: "İnsan soyu ne yazık ki, sükûneti kavgaya, anlaşmayı tartışmaya dönüştürmekte bütün öbür yaratıklardan önde geliyor."- H. Taner
Bir şekli, belli bir kurala göre, başka bir şekle çevirmek
Dönüşmesini sağlamak, tahvil etmek
tahvil etmek
Dönüş
avdet
Dönüş
(Osmanlı Dönemi) MAAD
dönüş
Dönme işi veya biçimi: "Artık serbestim, koynumda terhis kâğıdımla dönüş yolundayım."- R. N. Güntekin
dönüş
Dönme işi veya biçimi
dönüş
Oyuncunun bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi
dönüştürme
Dönüştürmek işi, tahvil
dönüştürmek
Избранное