cezbetmek

listen to the pronunciation of cezbetmek
Турецкий язык - Английский Язык
attract
captivate
allure
charm
lure
mesmerize
(Kanun) accite
draw on
mesmerise
fascinate
wile
catch
engross
beguile
magnetize
prepossess
hypnotize
to attract, draw
to attract, to charm, to draw, to beguile, to allure, to appeal (to), to tempt
bait
fetch
appeal
allude
tempt
draw
cezbetme
tempting
cezbet
{f} alluring
cezbet
{f} lure

He lured her with trinkets. - O onu incik boncukla cezbetti.

cezbet
{f} tempting
cezbetme
allurement
cezbetme
captivation
cezbetme
{i} bait
cezbetme
allure
cezbetme
{i} enchantment
Турецкий язык - Турецкий язык
(Osmanlı Dönemi) Çekmek, ikna etmek, sevdirmek
Kendine çekmek, bağlamak: "Uzun boyu ve endamındaki zerafeti ile beni cezbetti."- H. C. Yalçın
cezbetme
Cezbetmek durumu
cezbetmek
Избранное