bunalımlar

listen to the pronunciation of bunalımlar
Турецкий язык - Английский Язык
depressions
bunalım
{i} depression

The Great Depression was the golden age of gangsters. - Büyük Bunalım, gangsterlerin altın çağındaydı.

Fadil was born during the Great Depression. - Fadıl, Büyük Bunalım sırasında doğdu.

bunalım
{i} melancholy
bunalım
depression, collapse; crisis
bunalım
{i} dismay
bunalım
collapse
bunalım
juncture
bunalım
stress
bunalım
despondency
bunalım
crisis
bunalım
state of depression or despair
bunalım
moody
bunalım
shock
bunalım
the megrims
bunalım
{i} down
bunalım
state of depression
bunalım
{i} blues
bunalım
megrims
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение bunalımlar в Турецкий язык Турецкий язык словарь

Bunalım
kriz
bunalım
Ruhsal yönden sonucu tehlikeli olabilecek durum
bunalım
Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi sebeplerle ortaya çıkan iktisadi durum, kriz
bunalım
Ruhsal yönden sonucu tehlikeli olabilecek durum: "Zavallı oğlan bu bunalım anlarında acınacak hâlde oluyordu."- H. Taner
bunalım
Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran
bunalım
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz
bunalım
Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire olan fizyolojik değişiklik, kriz
bunalım
Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran: "Bunalım anlarında insanın yüreğini, en ürkütücü olasılıklar yoklamaz mı?"- A. İlhan
bunalım
Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması gibi sebeplerle ortaya çıkan iktisadi durum, kriz
bunalım
(Osmanlı Dönemi) buhran
bunalımlar
Избранное