bombardıman

listen to the pronunciation of bombardıman
Турецкий язык - Английский Язык
shelling

The British shelling stopped at seven o'clock. - İngiliz bombardımanı saat yedide durdu.

The shelling continued all day. - Bombardıman bütün gün devam etti.

bombardment
drum fire
salvo
cannonade
prang
salvo bombing
bombing

Tom wondered when the bombing would stop. - Tom bombardımanın ne zaman duracağını merak ediyordu.

He completed many dangerous bombing raids. - Bir sürü tehlikeli bombardıman saldırılarını tamamladı.

strafe
bombarding
bombardıman uçağı
bomber
bombardıman etme
strafing
bombardıman etmek
to bombard, to bomb
bombardıman etmek
cannonade
bombardıman etmek
cannon
bombardıman etmek
pump bullets into
bombardıman etmek
bombard
bombardıman etmek
1. to attack with bombs; to bombard, shell. 2. to scold (someone)
bombardıman etmek
bomb
bombardıman etmek
strafe
bombardıman ile savunmayı kırmak
soften up
bombardıman saldırısı
bombing raid
bombardıman silahı
cannon
bombardıman uçağı
dive bomber
bombardıman uçağı
fighter-bomber
bombardıman uçuşu
sortie
dizi bombardıman
(Askeri) train bombing
pike bombardıman uçağı
(Askeri) dive bomber
torpido bombardıman uçağı
(Askeri) torpedo bomber
alman bombardıman uçağı
(Askeri) stuka
hedefi görmeden bombardıman
(Askeri) shoran bombing
jet bombardıman uçağı
jet bomber
nükleer bombardıman
nuclear bombardment
çapraz bombardıman
cross bombardment
Турецкий язык - Турецкий язык
bombardıman
Избранное