bir günüm

listen to the pronunciation of bir günüm
Турецкий язык - Английский Язык

Определение bir günüm в Турецкий язык Английский Язык словарь

bir gün
one day

Can you do it in one day? - Onu bir günde yapabilir misin?

I would like to go to the United States one day. - Bir gün Amerika'ya gitmek istiyorum.

bir gün
some day or other
bir gün
some day
bir gün
someday

I want to go to America someday. - Bir gün Amerika'ya gitmek istiyorum.

I'd like to visit your country someday. - Ben, bir gün ülkenizi ziyaret etmek istiyorum.

bir gün
one fine day
bir gün
one day, some day, someday
bir gün
sometime

I should go there sometime. - Bir gün oraya gitmeliyim.

Her mother and her sister came to visit the young worker, and sometimes they spent a day with her. - Annesi ve kız kardeşi genç işçiyi ziyaret etmek için geldi, ve bazen onunla birlikte bir gün geçirdiler.

bir gün
other

The Berbers have lived for thousands of years where others could not survive even one day. - Berberler binlerce yıldır yaşıyor ve başkaları bir gün bile hayatta kalamadı.

To do good to others is a meritorious act; to hurt others is a sin. - Başkalarına iyilik etmek değerli bir harekettir; başkalarını incitmek bir günahtır.