Can you do it in one day?
- Onu bir günde yapabilir misin?
I would like to go to the United States one day.
- Bir gün Amerika'ya gitmek istiyorum.
I want to go to America someday.
- Bir gün Amerika'ya gitmek istiyorum.
I'd like to visit your country someday.
- Ben, bir gün ülkenizi ziyaret etmek istiyorum.
I should go there sometime.
- Bir gün oraya gitmeliyim.
Her mother and her sister came to visit the young worker, and sometimes they spent a day with her.
- Annesi ve kız kardeşi genç işçiyi ziyaret etmek için geldi, ve bazen onunla birlikte bir gün geçirdiler.
The Berbers have lived for thousands of years where others could not survive even one day.
- Berberler binlerce yıldır yaşıyor ve başkaları bir gün bile hayatta kalamadı.
To do good to others is a meritorious act; to hurt others is a sin.
- Başkalarına iyilik etmek değerli bir harekettir; başkalarını incitmek bir günahtır.