Okula genellikle bisikletle giderler.
- They usually go to school by bicycle.
Bu yaz Avrupa'ya bisiklet ile seyahat edeceğim.
- I'll travel across Europe by bicycle this summer.
O, bir bisiklet sürüyor.
- He is riding a bicycle.
Ben bisiklet sürebilirim.
- I can ride a bicycle.
Frenleri olmayan bir bisiklete binmek yapılacak aptalca bir şey.
- Riding a bicycle without brakes is a stupid thing to do.
Bisiklete binmekten çok fazla hoşlanmıyorum.
- I don't like riding a bicycle very much.
Bu otoyolda bisiklete binmek çok tehlikelidir.
- Bicycling on this highway is very dangerous.
Yaya gitmeyi bisikletle gitmeye tercih ederim.
- I prefer going by foot than bicycling.
Bu otoyolda bisiklete binmek çok tehlikelidir.
- Bicycling on this highway is very dangerous.
Nereye giderseniz gidin, istasyonların yanında kaldırımlar üstünde bırakılmış çok sayıda bisiklet görürsünüz.
- Wherever you go, you see a lot of bicycles left on sidewalks near stations.
Tom ve Mary'nin her ikisini de yeni bisikletleri vardı.
- Tom and Mary both had new bicycles.
Bu otoyolda bisiklete binmek çok tehlikelidir.
- Bicycling on this highway is very dangerous.
Tom yaralı bisikletçiyi hastaneye götürdü.
- Tom drove the injured bicyclist to the hospital.
One shouldn't ride a bicycle on the pavement.
- You shouldn't ride a bicycle on the sidewalk.
You shouldn't ride a bicycle on the sidewalk.
- One shouldn't ride a bicycle on the pavement.
... in a wire and that's why electricity lights up in your bicycle lamp. That's exactly ...
... On a very small scale, you use that in your bicycle. When you put a bicycle lamp on ...