Biraz danışmanlığa ihtiyaçları var.
- They need some counseling.
Tom ve Mary evlilik danışmanlığına gitmeye karar verdi.
- Tom and Mary have decided to go to marriage counseling.
İlk olarak Tom'a danışmadan o kararı veremem.
- I can't make that decision without consulting Tom first.
Tom ebeveynlerine danışmadan harekete geçmedi.
- Tom didn't make a move without consulting his parents.