become clear

listen to the pronunciation of become clear
Английский Язык - Турецкий язык
belli olmak
durulmak
aydınlanmak
belirmek
açıklaşmak
clear
{s} açık

İnsan hakları kavramının açık bir tanımına ihtiyacımız var. - We need a clear definition of the concept of human rights.

Şirkette açıkça konuşmalısın. - You must speak clearly in company.

clear
belirgin

George pozisyonunu belirginleştirdi. - George has made his position clear.

clear
pak
clear
aklamak
clear
(borç) temizlemek
clear
anlayışlı
clear
kolayca kavrayan
clear
saf
clear
engelsiz
clear
aşikâr

Tom'un seninle evlenmek gibi bir niyeti olmadığı aşikar. - It's clear that Tom has no intention of marrying you.

clear
(fiil) açıklamak, aydınlatmak, bilgi vermek, açmak, temizlemek, berraklaşmak, boşaltmak, tahliye etmek, gidermek, kaldırmak; kurtarmak, aklamak; sıyırıp geçmek, aşmak, geçmek; elde etmek, kazanmak; ödemek; kapatmak; gümrükten çekmek; temize çıkarmak; dağılmak; limana giriş veya çıkış izni almak; seyretmek (gemi); ormanda alan açmak
clear
{f} açıklamak

O bir şeyi açıklamak istiyor. - He wants to make something clear.

clear
aydınlık vazıh
clear
{f} kurtarmak
clear
(Tekstil) 1. parlak, berrak 2 . temiz 3. ağartmak ( beyazlatmak )
clear
{f} seyretmek (gemi)
clear
boşalt, sil açık, temiz
clear
{f} açık hale getir: adj.açık
clear
açık hudutsuz
clear
{f} temizle: adj.açık
to become clear
berraklaşmak
Английский Язык - Английский Язык
clear
become clear

    Расстановка переносов

    be·come clear

    Турецкое произношение

    bîkʌm klîr

    Произношение

    /bəˈkəm ˈklər/ /bɪˈkʌm ˈklɪr/

    Этимология

    [ bi-'k&m ] (verb.) before 12th century. Middle English, to come to, become, from Old English becuman, from be- + cuman to come.

    Слово дня

    plenipotentiary
Избранное