bakın

listen to the pronunciation of bakın
Турецкий язык - Английский Язык
look

The girl, who had her head on the boy's shoulder, looked around in surprise. - Kafasını erkeğin omuzuna koymuş olan kız şaşkın şaşkın etrafına bakındı.

I think I'll look around a little more. - Etrafıma biraz daha bakınmayı düşünüyorum.

see

See the footnote on page 5. - Sayfa beşteki dipnota bakın.

Tom looked around, but didn't see anyone. - Tom etrafına bakındı ama kimseyi görmedi.

vide
bak
check it out
işe bakın ki
ironically
bak
look at

Every time I look at this picture, I think of my father. - Bu resme her bakışımda, babamı hatırlarım.

Meg didn't even look at me. - Meg bile bana bakmadı.

bak
(Bilgisayar) lookup
bak
(Bilgisayar) look in

By the look in his eye I could tell that he was speaking tongue in cheek. - Onun gözündeki bakışına göre onun şaka yollu konuştuğunu söyleyebilirdim.

Look in the mirror, pal. - Aynaya bir bak dostum.

bak
look after

You should look after the children from time to time. - Zaman zaman çocuklara bakmalısın.

Would you please look after my dog tomorrow? - Yarın köpeğime bakar mısın lütfen?

bak
{f} regarding
bak
{f} look

Many nights did he spend, looking up at the stars. - O birçok geceyi yıldızlara bakarak geçirdi.

Look at that mountain which is covered with snow. - Karlarla örtülü şu dağa bak.

bak
{f} face

She looked her child in the face. - O, karşısındaki çocuğuna baktı.

Looking at your Facebook friends' photos is a waste of time. - Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır.

bak
have one's wits about one
bak
(abbr. for bakınız) see; cf. (compare)
bak
vide

Let me have a look at your video camera. - Video kamerana bir bakayım.

bak
behold
bak
or else
bak
{k} Till when
bak
{ü} lo
bak
{k} women's lib
bak
{k} Until when? till when
bak
{k} no way
kendinize iyi bakın
take care of yourself
rahatınıza bakın
(Konuşma Dili) 1. Make yourself comfortable./Enjoy yourself. 2. Take it easy
Английский Язык - Английский Язык

Определение bakın в Английский Язык Английский Язык словарь

BAK
Basic Aeronautical Knowledge, an initial theory course for trainee pilots
BAK
extension of a backup file (Computers)
bak
Arresting Cable Prefix (e g , BAK-9)
bak
Backup ( bak) - Older version of a batch-file, by using this files you can restore the previous version of such a file if you want that for some reason
bak
Back at KB, when you return
bak
A suffix for filenames indicating a backed-up file You can usually delete bak files, provided you make sure that you have the most recent version and will not be needing the backup at any stage
bak
Backup file
bak
Back At Keyboard
bak
a threatening predator, however, Kilrathi do not eat other predators, as they believe them to have an extremely foul taste
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение bakın в Турецкий язык Турецкий язык словарь

BÂK
(Osmanlı Dönemi) f. Korku, havf, çekinme, sakınma
Английский Язык - Турецкий язык

Определение bakın в Английский Язык Турецкий язык словарь

Bak
Bey, Türkçede erkeklerin kullandığı sanlardan birisidir. Diğerleri efendi, ağa, efe, çelebi, ağabey, amca, dayıdır. Eski Türkçedeki biçimi beğ idi