bağlantısız

listen to the pronunciation of bağlantısız
Турецкий язык - Английский Язык
{s} disconnected
rambling
unrelated
pol. nonaligned nation
pol. nonaligned, unaligned (nation), (nation) which does not belong to an alliance
unconnected, unlinked
without encumbrances
nonaligned; asyndetic
without encumbrance
unbound
disjointed
(Bilgisayar) unplugged
asyndetic
detached
desultory
nonaligned
bağlantı
{i} liaison
bağlantı
connection

He got the job by virtue of his father's connections. - O, babasının bağlantıları sayesinde işi aldı.

With your connections, you should be able to find a job for Tom. - Bağlantıların ile, Tom için bir iş bulabilmelisin.

bağlantı
tie

The two nations have strong trade ties. - İki ulusun güçlü ticaret bağlantısı var.

Scientists have learned that, throughout Earth's history, temperature and CO2 levels in the air are closely tied. - Bilimciler dünya'nın tarihi boyunca, sıcaklık ve havadaki CO2 seviyelerinin yakından bağlantılı olduğunu öğrendiler.

bağlantı
relationship
bağlantı
{i} link

The world's tropical rainforests are critical links in the ecological chain of life on the planet. - Dünyadaki tropikal yağmur ormanları, gezegende yaşamın ekolojik zincirine kritik bağlantılıdır.

Would you like to exchange links? - Bağlantıları değiştirmek ister misin?

bağlantısız bir şekilde
disconnectedly
bağlantı
coupling
bağlantı
{i} concern
bağlantı
commitment
bağlantı
(Mekanik) flange
bağlantı
affiliation
bağlantı
contact

Even though we were supposed to meet at 10, I've had no contact with them. I wonder if they've had an accident. - Saat onda buluşmamız gerekiyorken, onlarla bağlantı kuramadım. Onların kaza geçirip geçirmediğini merak ediyorum.

He comes into contact with all kinds of people. - Her türlü insanla bağlantı kurar.

bağlantı
bracket
bağlantı
clip
bağlantı
(Askeri) regression analysis
bağlantı
fitting
bağlantı
connector
bağlantı
bonding
bağlantı
(İnşaat) connectivity
bağlantı
(Bilgisayar) connection to
bağlantı
(Pisikoloji, Ruhbilim) association
bağlantı
(Bilgisayar) auto link
bağlantı
binding
bağlantı
juncture
bağlantı
pattern
bağlantı
{i} header
bağlantı
touch

I want to get in touch with her. - Onunla bağlantı kurmak istiyorum.

I can't get in touch with him yet. - Onunla henüz bağlantı kuramıyorum.

bağlantı
linkage
bağlantı
joint
bağlantı
terminal
bağlantı
to link
bağlantı
in connection

Do any of you have anything to say in connection with this? - Sizden birinin bununla bağlantılı olarak söyleyecek bir şeyi var mı?

bağlantı
hookup
bağlantı
attaching
ilgisiz, bağlantısız, işlemez
disinterested, disconnected, does not work
bağlantı
{i} noose
bağlantı
attachment
bağlantı
{i} interlock
bağlantı
tie in
bağlantı
{i} channel
bağlantı
(İnşaat) junction
bağlantı
contact man
bağlantı
{i} coordination
bağlantı
{i} connexion
bağlantı
tiein
bağlantı
connection, tie, link
bağlantı
(İnşaat) mounting
bağlantı
connecting

I feel like we're connecting. - Bağlantı kurduğumuzu hissediyorum.

I've got a connecting flight. - Bağlantılı bir uçuşum var.

bağlantı
phys. linkage
bağlantı
linking
bağlantı
tap
bağlantı
relation
bağlantı
mech. coupling, device that serves to connect the ends of adjacent parts or objects
bağlantı
intercourse
bağlantı
joining
bağlantı
dealings
bağlantı
{i} linkup
bağlantı
attachment , link , linkage , connection
bağlantı
tie up
bağlantı
{i} communication
bağlantı
fixture
bağlantı
tie, connection, contact, link
bağlantı
anchor
Турецкий язык - Турецкий язык
Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz
Aralarında bağlantı bulunmayan
bağlantısız ülkeler
Bağlantısızlık siyaseti izleyen ülkeler, bloksuz ülkeler
Bağlantı
angajman
Bağlantı
irtibat
bağlantı
İki şey arasında ilişki sağlayan bağ
bağlantı
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı, ilişik veya ilgili bulunması, irtibat. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ: "Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir."- F. R. Atay
bağlantı
İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı, ilişik veya ilgili bulunması, irtibat
bağlantı
Yüklenme, üstlenme, angajman
bağlantısız
Избранное