Her zaman gidebilirsin.
- You can leave at any time.
Beni her zaman arayabilirsin.
- You can call me at any time.
O her an meydana gelebilir.
- That could happen at any time.
Tom her an gelebilir.
- Tom may come at any time.
Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.
- I doubt that Tom would ever consider selling his antique car.
Kylie Minogue, şimdiye kadar duyduğum en iyi şarkıcıdır!
- Kylie Minogue is the best singer I've ever heard!
Beni her zaman arayabilirsin.
- You can call me any time.
Her zaman bana uygun olacaktır.
- Any time will suit me.
Herhangi bir zamanda başlayabilirsiniz.
- You can start anytime.
Bunun yakında herhangi bir zamanda olmasını beklemiyorum.
- I don't expect that to happen anytime soon.
Gelmiş geçmiş en büyük filozof kimdi?
- Who was the greatest philosopher that ever lived?
O gelmiş geçmiş en cesur askerdir.
- He is the bravest soldier that ever lived.
Tom'u herhangi bir zamanda tekrar göreceğimizi düşünüyor musun?
- Do you think we'll ever see Tom again?
Tom'un niçin Mary ile herhangi bir zamanda evlenmek istediğini merak ediyorum.
- I wonder why Tom ever wanted to marry Mary.
Tokyo Kulesi'ni hiç gördün mü?
- Have you ever seen Tokyo Tower?
Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır.
- Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Hepinize teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.
- Thank you, everybody. Thank you so much.
Dün oraya öğrencilerin hepsi gitmedi.
- Not every student went there yesterday.
Tom her ne zaman isterse gidebilir.
- Tom may leave anytime he wants to.
Size yardım etmekten her zaman mutlu olacağım.
- I will be glad to help you anytime.
Bana her zaman bir şey sor.
- Ask me anything anytime.
He's back and better than ever.
... responsible but don't necessarily have any time or ...
... can have it any time, anywhere, on the move. ...