Bir kaza her zaman olabilir.
- An accident may happen at any time.
Beni her zaman arayabilirsin.
- You can call me at any time.
O her an meydana gelebilir.
- That could happen at any time.
Her an yağmur yağabilir.
- It may rain at any time.
Kylie Minogue, şimdiye kadar duyduğum en iyi şarkıcıdır!
- Kylie Minogue is the best singer I've ever heard!
Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı.
- The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath.
Bir deprem her zaman olabilir.
- An earthquake can happen at any time.
Her zaman bana uygun olacaktır.
- Any time will suit me.
Bunun yakında herhangi bir zamanda olmasını beklemiyorum.
- I don't expect that to happen anytime soon.
Herhangi bir zamanda başlayabilirsiniz.
- You can start anytime.
O gelmiş geçmiş en tehlikeli adam.
- He's the most dangerous man who ever lived.
O gelmiş geçmiş en cesur askerdir.
- He is the bravest soldier that ever lived.
Tom'u herhangi bir zamanda tekrar göreceğimizi düşünüyor musun?
- Do you think we'll ever see Tom again?
Herhangi bir zamanda Japonya'ya gelirsen, beni görmeye gel.
- If you are ever in Japan, come and see me.
Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır.
- Everyone is a moon, and has a dark side which he never shows to anybody.
Hiç Kanada'ya gittin mi?
- Have you ever been to Canada?
Neden hep Wall Street'te çalışmak istersin?
- Why would you ever want to work on Wall Street?
Hepinize teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim.
- Thank you, everybody. Thank you so much.
Tom her ne zaman isterse gidebilir.
- Tom may leave anytime he wants to.
Bana her zaman bir şey sor.
- Ask me anything anytime.
İstediğin zaman buraya her zaman geri gelebilirsin.
- You can always come back here anytime you want.
He's back and better than ever.
... MR. ROMNEY: Well, Jim, our seniors depend on these programs. And I know any time we ...
... ERIC SCHMIDT: Have you spent any time in government? ...