artırmak

listen to the pronunciation of artırmak
Турецкий язык - Английский Язык
increase

I want to increase my vocabulary. - Kelime haznemi artırmak istiyorum.

This is a great opportunity to increase our market share. - Bu, pazar payımızı artırmak için büyük bir fırsat.

raise
enhance

I must take advantage to enhance my language ability. - Dil yeteneğimi artırmak için avantaj elde etmeliyim.

boost
augment
send up
upgrade
overbid
exalt
offer more (for), raise the bid for (at an auction)
increase, expand, add to
leave some (of something) over purposely, save
go too far
aggrandize
outbid
to leave some (of something) over purposely, save
escalate
build up
to go too far
to increase, to raise, to augment, to enhance, to boost, to bump sth up, to step sth up; to put away, to economize, to save
bid up
swell out
to offer more (for), raise the bid for (at an auction)
amplify
bump up
heighten
step up
add
compound
scale up
fade up
to increase, expand, add to
deepen
economize
improve

Garlic is used to improve the taste of food. - Sarımsak yemeğin lezzetini artırmak için kullanılır.

(Hukuk) enhance, intensify, step up
gain
save
whip up
put up
run
push up
advance
(Dilbilim) set off
intensify
put away
hike
redound to
mark up
strengthen
extend
(Ticaret) inflate
bump sth up
put on
multiply
exaggerate
overstate
redound
up
develop
swell up
screw up
{f} eke out
work up
eke
{f} boom
artırma
{i} augmentation
değerini artırmak
appreciate
artırmak (heves/gayret vb'ni)
whet
artırma
enhance

I must take advantage to enhance my language ability. - Dil yeteneğimi artırmak için avantaj elde etmeliyim.

artırma
{i} enhancement
artır
(Askeri) plus
artır
(Bilgisayar) increment
artırma
amplification
artırma
(Çevre) boosting
artırma
increase by
artırma
grading
artırma
(Denizbilim) raising

Is it true they're planning on raising the minimum wage? - Asgari ücreti artırmayı planladıkları doğru mu?

They'll debate raising taxes. - Onlar vergileri artırmayı tartışacaklar.

artırma
(Ticaret) bidding
artır
{f} augment
artır
{f} augmented
artır
redouble
artır
bump up
artırma
escalation
artırma
reduplication
acıyı artırmak
to increase the pain
fiyat artırmak
price increase
alkol derecesini artırmak
needle
artır
{f} increase

The cost of life increased drastically. - Yaşamın maliyetini büyük ölçüde artırmıştır.

This has increased family income. - Bu, ailenin gelirini artırdı.

artırma
promotion
artırma
economizing
artırma
{i} boost

That car doesn't boost my self-confidence. - O araba benim özgüvenimi artırmaz.

A good way to boost reading and listening skills in a target language is to read or listen to the news. - Hedef dilde okuma ve dinleme yeteneklerini artırmanın iyi bir yolu okumak ve haber dinlemektir.

artırma
{i} extension
artırma
increment
artırma
overbidding
artırma
increasing

Unfortunately, increasing the number of traffic signals at intersections didn't help decrease the number of traffic accidents. - Ne yazık ki kavşaklardaki trafik sinyallerinin sayısını artırmak trafik kazalarının sayısın azaltmaya yardımcı olmadı.

artırma
auction
artırma
buildup
artırma
becoming greater; overbidding
artırma
saving, economizing
artırma
build up
artırma
increasing; saving, economizing; auction
baskıyı artırmak
turn on the heat
beş misli artırmak
quintuplicate
bopu artırmak
raise the ante
dişinden tırnağından artırmak
scrimp and save
dişinden tırnağından artırmak
to pinch and save, to scrimp and save
dişinden tırnağından artırmak
to scrimp and save
dişinden tırnağından artırmak
pinch and scrape
dişten artırmak
to economize on food
etkisini artırmak
point up
fiyatı artırmak
bid up
fiyatını artırmak
to mark sth up
gramajını artırmak
weight
gücünü artırmak
soup up
gücünü artırmak
to amplify, to make more powerful
harcamaları artırmak
loosen the purse strings
hızını artırmak
rev
hızını artırmak
rev up
hızını artırmak
speed up
kirayı çok artırmak
rack
maliyet artırmak
increase the cost
maliyet artırmak
push up the cost
nüfusunu artırmak
populate
parayı artırmak
raise the ante
prestij artırmak için yapılan reklâm
institutional advertising
satış aşamasında evin fiyatını artırmak
gazump
sualtında bırakarak verimini artırmak
warp
Турецкий язык - Турецкий язык
Artmasını sağlamak, çoğaltmak
Herhangi bir davranışta ileri gitmek
Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek
Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek
Artırma
müzayede
artırma
Alıcılar arasındaki yarışmaya dayanan ve en yüksek fiyatı sürene malın verilmesiyle biten yöntem, müzayede
artırma
Artırmak işi
artırmak
Избранное