Tom çiçek aranjmanına hayran kaldı.
- Tom admired the flower arrangement.
Bu çiçek aranjmanı güzel.
- This floral arrangement is beautiful.
Düzenlemeleri yaptığınız için teşekkür ederiz.
- Thank you for making the arrangements.
Ken'ichi tarafından yapılan düzenlemeler sayesinde, kadınlar kasaba civarında çalışmak için değişik yerler buldu.
- Thanks to the arrangements made by Ken'ichi, the women found various places to work around town.
Gerçekten bu anlaşmayı yazılı olarak kayıt altına almanız gerekir.
- You really should get this agreement down in writing.
Tom ve Mary bir anlaşmaya vardılar.
- Tom and Mary reached an agreement.
Anlaşmanın ayrıntıları sözleşmede belirtilir.
- The details of the agreement are set forth in the contract.
Tom sözleşmesini başı ile onayladı.
- Tom nodded his agreement.
Tom anlaşma şartlarına uymadı.
- Tom has welshed on the agreement.
Tom başını sallayarak kabul etti.
- Tom nodded in agreement.
Tüm partiler için kabul edilebilir bir anlaşmaya sonunda ulaşıldı.
- An agreement acceptable to all parties was finally reached.
Emily, çay töreni ve çiçek düzenlemesi ile çok ilgileniyor.
- Emily is very interested in tea ceremony and flower arrangement.
Parti için düzenlemelerle ilgileneceğiz.
- I'll see to the arrangements for the party.
Onlarla önceden hazırlıklar yapmalıyız.
- We must make arrangements with them beforehand.
Toplam gizliliği kabul etmek ve bir gizlilik sözleşmesi imzalamak zorundaydık.
- We had to agree to total confidentiality and sign a non-disclosure agreement.
Uzlaşmamız gerekiyor.
- We need to come to an agreement.
Bu konuda hepimiz uzlaşma içindeyiz.
- We're all in agreement about that.
He nodded his agreement.
Her nymph-like features such agreements have / That I could venture with her to the grave .
The results of my experiment are in agreement with those of Michelson and with the law of General Relativity.
... LISTEN, WE GOTTA COME TO SOME SORT OF AN AGREEMENT ABOUT THIS SPACE. ...
... PRESIDENT OBAMA: I suspect it'll be a small agreement. ...