akten

listen to the pronunciation of akten
Немецкий Язык - Турецкий язык
'aktın (ç.) evrak
{'aktın} (ç.) evrak
dava dosyası
etw zu den Akten legen
dosyalamak
Английский Язык - Турецкий язык

Определение akten в Английский Язык Турецкий язык словарь

documents
belgeler

Lütfen belgeleri bu odadan çıkarma. - Please don't take the documents out of this room.

Tarihçinin rolü daha az keşfetmek ve onları çevirmek ve açıklamak yerine belgelerin kataloğunu hazırlamaktır. - The role of the historian is less to discover and catalog documents than to interpret and explain them.

dossiers
dosyalar
files
(Bilgisayar) ile ilgili dosyalar
records
(Bilgisayar) kayıt

Stokta yüzlerce kayıtlarımız var. - We have hundreds of records in stock.

O, mali kayıtları nasıl tutacağını öğrenecekti. - He would learn how to keep financial records.

records
(Ticaret) dosyalar
records
(Ticaret) siciller
files
dosyalar

Dosyaların geri kalanı nerede? - Where are the rest of the files?

Tom yanlışlıkla harici hard disklerden birindeki tüm dosyaları sildi. - Tom accidentally deleted all the files on one of his external hard disks.

records
kayıtlar

O, mali kayıtları nasıl tutacağını öğrenecekti. - He would learn how to keep financial records.

Stokta yüzlerce kayıtlarımız var. - We have hundreds of records in stock.

documents
evraklar

Tom evraklara bir göz atıyor. - Tom is looking through the documents.

Bu evraklar geri dönüştürülmüş kağıda bastırıldı. - These documents were printed on recycled paper.

records
(Askeri) KAYITLAR, EVRAK: Dosya dolaplarında sandıklarda veya raflarda biriken ve muhafaza edilen, büro veya dolaplarda yer işgal eden hertürlü evrak, fotoğraf (film dahil) şekil ve özelliklerine bakılmaksızın her türlü fotokopi ve haritalar. Yayınlar ve ikmal maksadıyla elde tutulan kullanılmamış basılı kağıtlar bunun dışındadır. Bu terim dosyalar (files) ile aynı anlamda fakat daha şümullü bir terimdir ve daha geniş bir anlam taşır
records
arşiv
records
zabıtlar