aklamak

listen to the pronunciation of aklamak
Турецкий язык - Английский Язык
acquit
justify
absolve
exonerate
Vindicate

Sami wanted to vindicate himself. - Sami kendini aklamak istiyordu.

to acquit, to absolve, to exonerate " ibra etmek; (kara parayı) to launder
launder

It is possible to launder language to make it more appealing and uplifting. - Onu daha güzel ve çekici yapmak için dili aklamak mümkündür.

What exactly is money laundering? - Para aklamak tam olarak nedir?

exculpate
purge
clear
whitewash
to clear (someone) of responsibility
{f} whiten
{f} brighten
aklama
acquittal
aklama
exoneration
akla
mind to
para aklamak
to launder money
aklama
{i} quietus
aklama
{i} whitewash
aklama
{i} exculpation
aklama
acquittal ibra
aklama
clearance, a declaration freeing retiring officers of an association from further responsibility for their past actions when new officers are elected
Турецкий язык - Турецкий язык
Başarılı gösterilmek, değerli olarak nitelendirilmek
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek
Başarılı gösterilmek, değerli olarak nitelendirilmek: "Bir kitabın çok satmasında o kitabı aklayıcı nedenler pek özel durumlara bağlıdır."- N. Cumalı
tebriye etmek
ibra etmek
aklama
Aklamak işi, ibra
aklamak
Избранное