Adımına dikkat et, yoksa bagajda yoculuk yapacaksın.
- Watch your step, or else you will trip on the baggage.
Gezilerinde çok bagaj taşımaz.
- He doesn't carry much baggage on his trips.
Afedersiniz, bu kadın kim?
- Excuse me, who is this woman?
İran, Amerikalı kadının serbest bırakılmasını engelliyor.
- Iran balks at release of American woman.
O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.
- He left his wife and shacked up with a woman half her age.
Sanırım, o kadın onun karısıdır.
- That woman is his wife, I think.
Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.
- The politician was caught on camera kissing a woman who is not his wife.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
- My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Polonyalı bir bayanla evlendim.
- I am married to a Polish woman.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
- My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Kadın olmak zordur. Erkek gibi düşünmeyi, hanımefendi gibi davranmayı, genç kız gibi görünmeyi ve de eşek gibi çalışmayı gerektirir.
- It's hard to be a woman. One must think like a man, act like a lady, look like a girl, and work like a horse.
Ev kadınların dünyasıdır, dünya erkeklerin evidir.
- The home is the woman's world, the world is the man's home.
Benim yalnızca bu valizim var.
- I only have this baggage.
Yanında çok valiz aldı.
- She took a lot of baggage with her.
DA: You faggot, you; don't let on you don't know.
... question in after a woman. ...
... the average number of children per woman is at 2.5, not 2.1. And that’s because on ...