Limon ekşi bir meyvedir.
- The lemon is a sour fruit.
Bu limonlar çok taze.
- These lemons are fresh.
Bir ananas suyu, bir limonlu çay, bir bira ve bir bardak kırmızı şarap.
- A pineapple juice, a tea with lemon, a beer, and a glass of red wine.
Limonlu bir çay , lütfen.
- A tea with lemon, please.
Hayat sana limonlar veriyorsa, limonata yap.
- If life gives you lemons, make lemonade.
Hayat sana limonatalar veriyorsa, limonata yap.
- If life deals you lemons, make lemonade.
Bana bir parça bilgi getirdi.
- He brought me a piece of information.
Benim bir zarfa, bir parça kağıda ve kurşun kaleme ya da bir dolma kaleme ihtiyacım var.
- I need an envelope, a piece of paper, and a pencil or a pen.