Bu limonlar çok taze.
- These lemons are fresh.
Limon ekşi bir meyvedir.
- The lemon is a sour fruit.
Mary'nin limonlu kekleri ölmeye değer.
- Mary's lemon cheesecake is to die for.
Limonlu gazozu portakallı gazozdan daha çok severim.
- I like lemonade more than orangeade.
Hayat sana limonlar veriyorsa, limonata yap.
- If life gives you lemons, make lemonade.
Tom limonatasından bir yudum aldı.
- Tom took a sip of lemonade.
Limonlu gazozu portakallı gazozdan daha çok severim.
- I like lemonade more than orangeade.
Bahçemdeki bir limon ağacıdır.
- In my garden is a lemon tree.
Bu bir limon ağacıdır.
- This is a lemon tree.
lemon rind colour:.
... black Liz Lemon? ...
... Where does our word for lemon come from? ...