Çimenlikteki yabani otları temizliyorum.
- I'm weeding the lawn.
Benim çimenimde yürüme!
- Don't walk on my lawn!
Tom Mary'nin çimenliğini onun için biçti.
- Tom mowed Mary's lawn for her.
Tom ön kapıya doğru çimden geçti.
- Tom crossed the lawn to the front door.
Oğluma çimi sulattım.
- I had my son water the lawn.
Çocukken çimin üstünde sırtüstü uzanır beyaz bulutlara bakardım.
- As a boy, I used to lie on my back on the grass and look at white clouds.
Sahada yeşil çim var.
- There is green grass on the field.
Ben kendimi çimenlerin üzerine attım.
- I laid myself on the grass.
Bazen çimenlere uzanırım.
- I sometimes lie on the grass.
... So it's not just that beautiful green lawn ...