a journey; a passage

listen to the pronunciation of a journey; a passage
Английский Язык - Турецкий язык

Определение a journey; a passage в Английский Язык Турецкий язык словарь

fare
{i} bilet ücreti

Otobüste bilet ücreti ne kadar? - How much is the fare on the bus?

Otobüs bilet ücreti arttırıldı. - The bus fare was raised.

fare
{i} yiyecek
fare
{i} yolcu
fare
(Kanun) yol ücreti
fare
yol parası

Taksiden inmeden önce yol parasını öderiz. - Before we get out of the taxi, we pay the fare.

Osaka'dan Akita'ya yol parası nedir? - What is the fare from Osaka to Akita?

fare
üstesinden gelmek
fare
geçinmek
fare
{f} başar

Üniversitede fizik dersini başaramadım ama kimyayı başardım. - In college, I fared ill with physics and well with chemistry.

fare
tam navlun
fare
yarım navlun
fare
{f} olmak
fare
{i} taksi müşterisi
fare
{i} gıda
fare
poor fare kötü yemek
fare
kayık veya araba yolcusu
fare
üs
fare
half fare yarım bilet
fare
{i} yiyecekler, yemekler
Английский Язык - Английский Язык
fare
a journey; a passage
Избранное