a conserve of fruit, child's frock, bed

listen to the pronunciation of a conserve of fruit, child's frock, bed
Английский Язык - Турецкий язык

Определение a conserve of fruit, child's frock, bed в Английский Язык Турецкий язык словарь

jam
sıkışıklık

Elektrik prizinde sıkışıklık vardı. - There was jam in the electric outlet.

Tom sıkışıklıktan çıkmama yardım etti. - Tom helped me out of a jam.

jam
tutukluk yapmak
jam
{f} basmak
jam
bastırmak
jam
(isim) reçel, sıkışıklık, izdiham, tıkanıklık, kolay şey, basit şey, çocuk oyuncağı
jam
{i} reçel, marmelat
jam
{i} çocuk oyuncağı
jam
{f} kıstırmak
jam
jam boz/sıkış/sıkıştır
jam
reçel/açmaz/kalabalık
jam
sıkıştırılma
jam
{f} doğaçlama çalmak (caz)
jam
{i} kolay şey
jam
bozmak
jam
{f} sıkıştırmak
jam
{f} yayını bozmak
jam
bir araya sıkışm
jam
(Askeri) TUTUKLUK: Otomatik bir silahta, ateşleme mekanizması gibi bir tertibatın çalışmasına engel olan sıkışıklık veya tutukluk
jam
(Askeri) Tutukluk yapma (silah), karıştırma(k)
jam
çalışmaz veya işlemez hale gelmek sıkışma
Английский Язык - Английский Язык
{n} jam
a conserve of fruit, child's frock, bed
Избранное