-e meraklı

listen to the pronunciation of -e meraklı
Турецкий язык - Английский Язык

Определение -e meraklı в Турецкий язык Английский Язык словарь

-e meraklı
into
meraklı
curious

What is she so curious about? - O, ne hakkında çok meraklı?

She's curious to find out who sent the flowers. - O, çiçekleri kimin gönderdiğini bulmak için meraklıdır.

meraklı
inquisitive

Tom looks inquisitive. - Tom meraklı görünüyor.

My daughter is a communicative and inquisitive girl. - Kızım iletişim kuran ve meraklı bir kızdır.

meraklı
nosy

I didn't mean to be nosy. - Ben meraklı olmak istemedim.

Tom said that Mary was nosy. - Tom Mary'nin meraklı olduğunu söyledi.

meraklı olmak
to be keen on
aşırı meraklı
fanatic
meraklı
interested

I'm always interested in reading his column. - Her zaman onun makalesini okumaya meraklıyım.

Ania is interested in computers. - Ania bilgisayarlara meraklıdır.

meraklı
keen on

He is not very keen on coming tomorrow. - Yarın gelmeye çok meraklı değil.

aşırı meraklı
fanatical
havacılığa meraklı
air minded
meraklı
snoop; amateur; fancier
meraklı
anxious, inclined to worry
meraklı
very fond of, having a great interest in (something)
meraklı
snoopy
meraklı
prying
meraklı
given to
meraklı
nosey

Tom says I'm too nosey. - Tom fazla meraklı olduğumu söylüyor.

meraklı
addict
meraklı
splenetic
meraklı
hipped
meraklı
enthusiastic follower
meraklı
curious, inquisitive, nosey, nosy; keen (on), interested (in); interesting, gripping, piquant; meticulous, peevish; anxious, solicitous; fan, buff , Nosey Parker
meraklı
quizzical

She looked quizzically at him. - O meraklı meraklı ona baktı.

meraklı
devotee
meraklı
curious, inquisitive, inquiring
meraklı
addicted
meraklı
hipped on
meraklı
curious person
meraklı
particular, scrupulous, or exacting (about)
meraklı
inquiring
meraklı
inquisitorial
meraklı
buff
meraklı
quidnunc
meraklı
keen

He is not very keen on coming tomorrow. - Yarın gelmeye çok meraklı değil.

meraklı
freak; splenetic
meraklı
aficionado
meraklı kadın
daughter of Eve
meraklı olmak
be hot for
meraklı taze
nosey parker
meraklı taze
snoop
meraklı taze
quidnunc
meraklı tip
rubberneck
modaya meraklı
faddish
sefahate meraklı
Dionysiac
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение -e meraklı в Турецкий язык Турецкий язык словарь

meraklı
Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, mütecessis: "Büyük kapının önünde binlerce meraklı birikmişti."- H. Taner
meraklı
Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan kimse: "Sedef ve gümüş kakmalı bıçaklara, revolverlere meraklıydı."- Y. K. Beyatlı
meraklı
Kendisini ilgilendirmeyen bir konuda bilgi sahibi olmaya çalışan kimse
meraklı
Titiz
meraklı
Bir şeye çok düşkün olan, sürekli onunla uğraşan kimse
meraklı
Kaygılı
meraklı
Her şeyi anlamak ve bilmek isteyen, mütecessis
meraklı
Titiz: "Rakım Bey yaşlı, ak saçlı, temizlik meraklısı, temizlik mütehassısı bir adamdı."- A. Ş. Hisar