-e çevirmek

listen to the pronunciation of -e çevirmek
Турецкий язык - Английский Язык

Определение -e çevirmek в Турецкий язык Английский Язык словарь

-e çevirmek
point at
-e çevirmek
send
-e çevirmek
render
çevirmek
turn

Tom wanted to turn the page. - Tom sayfayı çevirmek istedi.

That's a very generous offer, but I have to turn it down. - Bu cömert bir teklif fakat onu geri çevirmek zorundayım.

geri çevirmek
refuse
geri çevirmek
decline

It is very impolite of you to decline their invitation. - Onların davetini geri çevirmek sizin terbiyesizliğiniz.

It stands to reason that I should decline the offer. - Öneriyi geri çevirmek zorunda olmam makul görünüyor.

çevirmek
translate

I don't want to translate this sentence. - Bu cümleyi çevirmek istemiyorum.

It is difficult to translate a poem into another language. - Bir şiiri başka bir dile çevirmek zordur.

geri çevirmek
reject
entrika çevirmek
intrigue
entrika çevirmek
scheme
iş çevirmek
be up to
çit ile çevirmek
fence
geri çevirmek
(Konuşma Dili) turn one's back on
geri çevirmek
(Biyokimya) recycle
geri çevirmek
spurn
paraya çevirmek
cash
paraya çevirmek
realize
sözü çevirmek
to change the subject
taksi çevirmek
take a taxi
telefon numaralarını çevirmek
dial
tersini çevirmek
overturn
çevirmek
spin
çevirmek
send back
çevirmek
turn to
ahıra çevirmek
mess up
dirsek çevirmek
drop
dolapevirmek)
scam
dolap çevirmek
intrigue
dolap çevirmek
cabal
dolap çevirmek
do something tricky
dümen çevirmek
trick
dümen çevirmek
play tricks
elinde evirip çevirmek
toy with
film çevirmek
make a film
geri çevirmek
negative
geri çevirmek
call of
geri çevirmek
send back
geri çevirmek
return
geri çevirmek
repudiate
geri çevirmek
give back
hızla çevirmek
twirl
lafı çevirmek
change the subject
numara çevirmek
dial
taksi çevirmek
flag down a taxi
telefon çevirmek
dial
ters çevirmek
reverse

Translation is easier than reverse translation. - Çevirmek, ters çevirmekden daha kolaydır.

tersine çevirmek
turn inside out
tersine çevirmek
reserve
çekip çevirmek
run
çevirmek
twist
çevirmek
turn on
çevirmek
thread
çevirmek
point at
çevirmek
(Sinema) pan
çevirmek
(Muzik) invert
çevirmek
(deyim) change over
çevirmek
zone
çevirmek
wind
çevirmek
revolve about
çevirmek
tweedle
çevirmek
turn up
çevirmek
annul
çevirmek
assemble
çevirmek
begird
çevirmek
besiege
çevirmek
carry out
çevirmek
change

I want to change ten thousand yen to dollars. - On bin yeni dolara çevirmek istiyorum.

çevirmek
circle
çevirmek
close
çevirmek
commutate
çevirmek
contain
çevirmek
convert from
çevirmek
convert into
çevirmek
convert to
çevirmek
disincline
çevirmek
encompass
çevirmek
hatch
çevirmek
reverse

Translation is easier than reverse translation. - Çevirmek, ters çevirmekden daha kolaydır.

çevirmek
transform
çevirmek
stop
çevirmek
speediness
çevirmek
run
çevirmek
rotate
çevirmek
revoke
çevirmek
revolve around
çevirmek
put into
çevirmek
overturn
çevirmek
make over
çevirmek
make
çevirmek
lap
çevirmek
hold up
çitle çevirmek
hedge
çitle çevirmek
fence in
şaşkına çevirmek
baffle
duvarla çevirmek
wall
entrika çevirmek
cabal
etrafını çevirmek, bulunduğu yerden ayırmak
To turn around, to separate from the location
muma çevirmek
(deyim) Make (someone) submissive and obedient, make (someone) putty in one´s hands
numarayı çevirmek
To dial
yolundan çevirmek
To turn from the path
yüz çevirmek
Turn away from
aceleyle çevirmek
shuffle cards; turn pages quickly
aceleyle çevirmek
leaf through
aceleyle çevirmek
riffle
adama çevirmek
to put (something) in good repair, put (something) in good shape
ahıra çevirmek
to mess up, make a shambles of
alavere dalavere yapmakevirmek
to play a dirty trick
aleyhine çevirmek
antagonize
arabalarla çevirmek
laager
arapsaçına çevirmek
make hay of smth
arapsaçına çevirmek
to tangle
arka çevirmek
to shun, turn one's back (on)
arkasını çevirmek
to turn one's back, refuse to be concerned
ayakkabılarını çevirmek
to be cool (to a visitor)
başka tarafa çevirmek
avert
beton yığınına çevirmek
overbuild
bu seyahat çekini nakide çevirmek istiyorum
I would like to cash this traveler's check
curcunaya çevirmek/ döndürmek/vermek
to fill (a place) with a clamor of voices
daireyi kareye çevirmek
squere the circle
dalavere çevirmek
to plot, to intrigue, to scheme
dalavere çevirmek/döndürmek
to pull fast ones, be engaged in trickery, chicane
dalgalı akımı doğru akıma çevirmek
to rectify
deliye çevirmek
to drive sb to distraction
dikkatini çevirmek
to focus one's attention on
dilenciye çevirmek
beggar
dirsek çevirmek
to drop (someone) socially
dirsek çevirmek
to turn one's back on, to drop
dolap çevirmek
collude
dolap çevirmek
set a snare
dolap çevirmek
maneuver
dolap çevirmek
manoeuvre [Brit.]
dolap çevirmek
scheme
dolap çevirmek
gerrymander
dolap çevirmek
machinate
dolap çevirmek
practice
dolap çevirmek
practise
dolap çevirmek
to pull a trick, to plot, to scheme, to intrigue, to collude
dolap çevirmek/döndürmek
colloq . to do something tricky, pull a ruse
doğru akıma çevirmek
rectify
duvarla çevirmek
to surround with a wall
duvarla çevirmek
wall in
duvarla çevirmek
wall up
dümen çevirmek
colloq . to play tricks
dümen çevirmek
be up to one's tricks
dümen çevirmek
to play tricks, to trick
düz akıma çevirmek
commutate
düzyazıya çevirmek
prose
düzünü çevirmek
turn up
düşman kanadını çevirmek
(ordu) outflank
e doğru çevirmek
turn on
e doğru çevirmek
turn against
entrika çevirmek
to intrigue, to plot, to scheme
entrika çevirmek
practise
entrika çevirmek
to intrigue, scheme
entrika çevirmek
machinate
entrika çevirmek
play politics
entrika çevirmek
practice
etrafını çevirmek
inclose
etrafını çevirmek
enclose
etrafını çevirmek
enclave
etrafını çevirmek
hedge round
etrafını çevirmek
hedge
etrafını çevirmek
begird
etrafını çevirmek
encompass
etrafını çevirmek
to circle, to encircle, to surround
etrafını çevirmek
surround
etrafını çevirmek
encircle
etrafını çevirmek
hedge in
evirip çevirmek
to turn over and over
fiile çevirmek
verbalize
film çevirmek
a) to make a film, to act in a film b) to be up to no good
film çevirmek
cinematograph
film çevirmek
shoot a film
film çevirmek
1. to make a movie. 2. slang to show off, swagger. 3. slang to have fun, have a good time
film çevirmek
cine record
fişleri paraya çevirmek
cash out
fırıl fırıl çevirmek
spin
fırıldak çevirmek
to intrigue
fırıldak çevirmek/döndürmek
to be up to no good, pull a fast one
gemiyi çevirmek
tack
geri pedal çevirmek
back pedal
geri çevirmek
fall down
geri çevirmek
1. to return, give back, turn back, send back. 2. to reject, refuse to accept. 3. to turn (someone) away from
geri çevirmek
reverse
geri çevirmek
turn back
geri çevirmek
turn away
geri çevirmek
to send back, to turn back, to return, to repudiate, to reject, to turn sb away
geri çevirmek
(kabaca) rebuff
geri çevirmek
repulse
geri çevirmek
repel
gizli iş çevirmek
go underground
gole çevirmek
to take advantage of (a position) and score a goal
harabeye çevirmek
lay waste
harabeye çevirmek
to devour
harman çevirmek
to go around in circles
hendekle çevirmek
ditch
her şeyi başaşağı çevirmek
turn everything topsyturvy
hurdaya çevirmek
to wear (something) out
hızlı hızlı çevirmek
(sayfa) ruffle
iple çevirmek
rope in
içini dışına çevirmek
evaginate
içini dışına çevirmek
turn out
içini dışına çevirmek
evert
iş çevirmek
frame up
iş çevirmek
hatch
iş çevirmek
frame
iş çevirmek
to wheel and deal
kafesle çevirmek
lattice
kalbura çevirmek
riddle
kalbura çevirmek
to riddle
kalbura çevirmek
riddle smb. with bullets
kalbura çevirmek
to riddle with holes
karbonata çevirmek
carbonate
kazıklarla çevirmek
picket
kendi dinine çevirmek
proselytize
kendi içine çevirmek
introvert
kendine çevirmek
introvert
komşu kapısına çevirmek
to act as if (a far-off place) were nearby
kum torbaları ile çevirmek
(siper) sandbag
kuzu çevirmek
to broil lamb on a spit
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение -e çevirmek в Турецкий язык Турецкий язык словарь

çevirmek
Bir şeyin yönünü değiştirmek: "Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi."- Y. Z. Ortaç. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek: "Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu."- Ö. Seyfettin
çevirmek
Bir şeyin yönünü değiştirmek
çevirmek
Bir dilden başka bir dile aktarmak, tercüme etmek
çevirmek
Kötü bir duruma getirmek
çevirmek
Hile, dolap, dalavere gibi dürüst olmayan davranışlar için yapmak
çevirmek
Çevrilemek, tevil etmek
çevirmek
Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek
çevirmek
Yönetmek, idare etmek
çevirmek
Döndürerek hareket ettirmek
çevirmek
Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
çevirmek
Kâğıt oyunu oynamak
çevirmek
Döndürerek hareket ettirmek: "Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi."- S. F. Abasıyanık
çevirmek
Bir durumdan başka duruma geçmek
çevirmek
Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek
çevirmek
Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak
çevirmek
Kötü bir duruma getirmek. Çeviri yapmak: "Romanlar, hikâyeler yazar; yahut Fransızcadan çevirirmiş."- M. Ş. Esendal
çevirmek
Hile, dolap, dalavere gibi dürüst olmayan davranışlar için yapmak: "Bendenize şikâyetlerin yapılmaması, iş çevirmek isteyenlerin muvaffak olamayacaklarını bilmeleri neticesidir."- Atatürk
çevirmek
Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Çevrilemek, tevil etmek
çevirmek
Geri göndermek
çevirmek
Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek
çevirmek
Yönetmek, idare etmek: "Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor."- H. Taner
çevirmek
Oynamak
-e çevirmek
Избранное