Suddenly, my mother started singing.
- Aniden, annem şarkı söylemeye başladı.
We enjoyed singing songs together.
- Birlikte şarkı söylemekten hoşlandık.
I carried on singing.
- Ben şarkı söylemeyi sürdürdüm.
Linda stood up to sing.
- Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.
They're able to sing.
- Onlar şarkı söyleyebilirler.
We all felt embarrassed to sing a song in public.
- Hepimiz halkın önünde bir şarkı söylemeye utandık.
They sang on the stage in turn.
- Onlar sahnede sırayla şarkı söylediler.
John played guitar and his friends sang.
- John gitar çaldı ve arkadaşları şarkı söyledi.
I carried on singing.
- Ben şarkı söylemeyi sürdürdüm.
I heard the boys singing.
- Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.
Tom hasn't sung in years.
- Tom yıllarca şarkı söylemedi.
Have you ever sung in French?
- Hiç Fransızca şarkı söyledin mi?
I would like you to sing a song.
- Senin bir şarkı söylemeni istiyorum.
We all felt embarrassed to sing a song in public.
- Hepimiz halkın önünde bir şarkı söylemeye utandık.
Singing in a choir is good for the soul.
- Koroda şarkı söylemek ruh için yararlıdır.