övün

listen to the pronunciation of övün
Турецкий язык - Английский Язык
brag of
brag about

It is often the case that people who brag about their intelligence are actually not very intelligent. - Genellikle durum şöyledir; zekalarıyla övünen insanlar gerçekte pek de öyle olmazlar.

I cannot brag about my team. It always loses games. - Takımım hakkında övünemem. O her zaman maçları kaybeder.

blow hard
{f} boast

He boasted about his skills. - O, yetenekleri hakkında övündü.

He boasts that he can swim well. - O, iyi yüzebilmesiyle övünür.

{f} brag

He bragged of having won the victory. - Zafer kazanmış olmakla övündü.

She brags about how well she can cook. - Ne kadar iyi yemek pişirdiği hakkında övünür.

{f} vaunt
boast of
gasconade
pride on
rodomontade
prideon
övün
Избранное