I demanded that he should pay.
- Onun ödemesi gerektiğini iddia ettim.
They shut his water off because he didn't pay the bill.
- Faturayı ödemediği için suyu kestiler.
Can I use a credit card for payment?
- Ödeme için kredi kartı kullanabilir miyim?
According to the terms of the contract, your payment was due on May 31st.
- Sözleşme şartlarına göre, ödemenizin vadesi 31 Mayısta idi.
I was excited by the promise of reimbursement from my purchase.
- Satın alma işlemimden geri ödeme sözü ile heyecanlıydım.
You want to pay with a credit card?
- Kredi kartıyla ödemek istiyor musun?
Tom used a credit card to pay.
- Tom ödemek için kredi kartı kullandı.
He impatiently asked for repayment.
- O sabırsızlıkla ödeme istedi.
I was absolved from paying my father's debt.
- Babamın borcunu ödemekten berat edildim.
He left the restaurant without paying.
- Ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.
Tom became tired of always having to pay the bill every time he went out with Mary.
- Tom, Mary ile birlikte her çıkışında her zaman hesabı ödemek zorunda kalmaktan usandı.
It is the obligation of every worker to pay taxes.
- Vergi ödemek her işçinin yükümlülüğüdür.
They needed money to pay for the supplies.
- Malzemelere ödemek için paraya ihtiyaçları vardı.
Tom had to pay for everything himself.
- Tom her şey için kendisi ödemek zorunda kaldı.
Pay your rent in advance.
- Kiranı peşin ödemelisin.
I'd like you to pay the money in advance.
- Parayı peşin ödemeni istiyorum.
We'll have to pay back that loan one way or another.
- Bu krediyi bir şekilde geri ödemek zorunda kalacağız.
Mary is struggling to pay back her student loans.
- Mary öğrenci kredilerini geri ödemek için mücadele ediyor.
A freezing beggar was brought into the hospital for treatment. However, he didn't have even one cent with which to settle the bill.
- Donan bir dilenci tedavi için hastaneye getirildi. Fakat faturayı ödemek için bir senti bile yoktu.