çelmek

listen to the pronunciation of çelmek
Турецкий язык - Английский Язык
to divert, change (someone's) course
to divert, to deviate; to dissuade, to tempt
to uncover (a deficiency or shortage)
to be in contradiction with
to wrap (a cloth) over one's head and tie its ends together
(top) swerve
to wipe out, negate, void
to trip (someone) (with one's foot)
to change (someone's mind)
to cut (cloth) on the bias
dissuade
tempt
divert
aklını çelmek
beguile
aklını çelmek
persuade
aklını çelmek
sway
çelme
{i} trip

You always like to trip me up, don't you? - Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi?

Tom tried to trip me. - Tom bana çelme takmaya çalıştı.

aklını çelmek
allure
çel
tempted
aklını çelmek
cozen
aklını çelmek
entice away
aklını çelmek
suborn
aklını çelmek
dissuade
aklını çelmek
infatuate
aklını çelmek
to dissuade from, to bias
aklını çelmek
bias
aklını çelmek
prepossess
aklını çelmek
draw in
akılını çelmek
1. to dissuade from a good intention, cause (one) to give up a decision. 2. to corrupt, lead astray
ayağını çelmek
to trip up
gönülünü çelmek
to captivate, win (someone's) love
zihinini çelmek
1. to bring (someone) under one's sway, mesmerize. 2. to confuse, cause (someone) to get muddled up, muddle (someone) up. 3. to seduce or corrupt (someone)
çelme
stumble
Турецкий язык - Турецкий язык
Birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek
Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek: "En tutulmaz penaltıları çeler, ama bazen de bakarsın, bacak arasında en olmayacak golleri yerdi."- H. Taner. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak
Örtünüp iki ucunu bağlamak
Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak
Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek
Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak
Düşürmek
Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek
Kendi yanına çekmek, sempatisini, sevgisini kazanmak
çel
Yeni biçilmiş ot
çelme
Arkadan hafifçe bağlanan baş örtüsü
çelme
Çelmek işi
çelme
Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma
çelmek
Избранное